Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/19739 E. 2013/10762 K. 31.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19739
KARAR NO : 2013/10762
KARAR TARİHİ : 31.10.2013

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanıklar …, … ve …’ün yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.11.2009 gün ve 2008/272 Esas, 2009/465 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
…Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 15.07.2008 tarihli raporunda “mağdurenin 15 yaşını tamamladığı 07.04.2008 tarihinden sonra ve hali hazır durumuyla kendisine karşı yapılan cinsel istismar fiillerinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin mevcut bulunduğu, hali hazırda akıl sağlığının yerinde olduğu ve anlatımına itibar edilebileceğinin” belirtilmesine karşın, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 29.06.2009 tarihli raporunda “mağdurede orta mental retardasyon tespit edildiği, anlatımına delillerle desteklendiği takdirde itibar edilebileceği, cinsel istismar fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmediğinin” bildirilmesi karşısında; raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için olay tarihinde mağdurede akıl hastalığı bulunup bulunmadığı, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olup olmadığı, akıl hastalığı var ise hekim olmayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı ve beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği hususlarında Adli Tıp Kurumu Kanununun 15. maddesine göre Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınması gerektiği düşünülmeyerek eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Resmî bir kurumda doğup doğmadığı dosya kapsamından anlaşılmayan mağdurenin kayden 07.04.1993 doğumlu olup, nüfusa 27.04.1997 tarihinde tescil edilmesi ve yaşının suç niteliğine etkisi nazara alınarak öncelikle resmi bir kurumda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının tespit edilmesi halinde mağdurenin yaş tespitine esas olacak şekilde kemik grafileri çektirilip tam teşekküllü bir hastaneden içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınması, duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan görüş alınarak gerçek yaşının bilimsel şekilde saptanmasından sonra suç niteliğinin ve sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.