Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/6351 E. 2013/18620 K. 13.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6351
KARAR NO : 2013/18620
KARAR TARİHİ : 13.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık ve mala zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Tanık … adına kayıtlı ancak mağdur … ile ortak olarak sahip oldukları … plakalı aracın evlerinin önünde kapıları kilitli bir şekilde park halinde iken, olay günü saat 05.30 sıralarında ses üzerine mağdurun uyanarak aracına baktığında bir kişiyi aracının içerisinde diğer kişiyi ise aracının yanında farkettiği,o anda ”hırsız var” diye bağırdığı, bu sırada tanık … ile tanık Fatih’in evlerinden dışarı çıktıkları, sanıkların gelenleri farketmeleri üzerine kaçmaya başladıkları, kovalamaca sonucu sanığın birisinin hakkında beraat kararı verilen sanık …’nın evine girdiği, mağdur ve tanıkların evin önünde beklemeye başladıkları, tanık … ile tanık …’ın evin önünde beklemeye devam ettikleri,bu sırada araçla bir şahsın geldiği, evde bulunan 3 kişi ile birlikte tanık ve yanındakiler arasında kavga meydana geldiği, kısa bir süre sonrada polislerin olay yerine geldiği, mağdur ile tanıkların kovuşturma aşamasında kısmen değişse bile olayın sıcağı sıcağına sanık …’nın eylemi gerçekleştirdiğini açıkça beyan ettikleri, mağdurun sanık …’yı ise ikinci kişiye benzettiğini dile getirdiği, polis merkezinde sanık …’in eylemi işleyenlerin, haklarında hüküm kurulan sanıklar olduğunu belirttiği, daha sonra polislerin haklarında mahkumiyet hükmü kurulan her iki sanığı bulundukları adresten aldıkları ve mağdurun çalınan eyalarınında teslim edildiği, bu şekilde gerçekleşen eylemde mağdurun soruşturma aşamasındaki kesin teşhisi, tanıkların sanık …’yı polis merkezinde görüp eylemi yapan kişi olarak kesin bir şekilde söylemeleri, söz konusu adresin bu sanığa ait olması, hiç bir aşamada mahkumiyetlerine karar verilen sanıkların teşhis edilmemeleri, eylemi kabul eden suça sürüklenen çocukların yaşları da gözetildiğinde sonradan suçu üstlendikleri, sanık …’nın bu kişileri suç üstlenmeleri için azmettirdiği anlaşılmasına karşın; suça sürüklenen çocuklar ve sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 270. maddesi yönünden zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Suça sürüklenen çocukların sadece suçu işlediklerine dair soyut ve diğer delillerle çelişkili ikrarları dışında hükümlülüklerine yeterli, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, beraatleri yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümlülüklerine karar verilmesi,
Kabule Göre de;
Mağdurun eşyalarını rızaen teslim eden sanıklar hakkında eşyaların tamamının iade edilip edilmemesine göre 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 13.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.