YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8555
KARAR NO : 2013/11795
KARAR TARİHİ : 19.11.2013
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’nın yapılan yargılamaları sonunda; …, …, …, …, …, …, … ve …’ın atılı suçtan mahkûmiyetlerine, sanıklar …, …, …, …, …, …, … ve …’ın beraatlerine dair Samsun 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.01.2013 gün ve 2012/995 Esas, 2013/43 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Nüfus kaydına göre 21.09.1991 doğumlu olup, suç tarihinde 21 yaşı içerisinde bulunan mümeyyiz mağdure …’ın anne ve babası olan müştekiler … ile …’in kamu davasına katılma ve hükmü temyize hakları bulunmadığından vekillerinin temyiz istemi ile sanık … müdafiin yüzüne karşı 22.01.2013 tarihinde verilen hükmü kanuni süre geçtikten sonra 30.01.2013 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi gereğince reddiyle, incelemenin diğer sanıklar müdafileri ve katılan … vekilinin temyiz istemleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Mahkemece, mağdurenin sanıklar …, …, … ve kimliği belirlenemeyen başka bir sanık tarafından zorla otomobile bindirilerek şehir dışındaki boş bir eve götürülmesinden sonra, bu yere gelen sanıklar … ve …’in mağdureyi sanık … ile evlenmeye ikna etmeye çalıştıkları, mağdurenin ikna olmaması üzerine de onu ve … dışındaki sanıkları söz konusu yere gelirken kullandıkları sanık …’in yönetimindeki otomobille ilk olarak yine bu sanığın tanıdığı sanık … ‘in, sonra da sanık …’nin evine götürdükleri oluşa uygun olarak kabul edildiği halde, eyleme katılış biçimleri ve eylemin sürdürülmesindeki etkin konumlarına göre, sanıklar …, … ve …’ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna TCK.nın 37/1. maddesi kapsamında suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren fail olarak iştirak ettikleri anlaşılan sanıklar … ve …’in yardım eden olarak iştirak ettikleri kabul edilip, cezalarının aynı Kanunun 39/1. maddesi ile indirilmesi suretiyle noksan ceza tayini ve adli sicil kaydından tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunduğu anlaşılan sanık …’un cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar …, …, …, …, … ve … haklarında kurulan mahkûmiyet hükümleri ile katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar …, …, …, …, …, …, … ve … haklarında verilen beraat hükümlerinin ONANMASINA,
Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Sanıkların, yanlarında mağdure de olduğu halde evlerine gelen diğer sanıkları örf ve adet gereği kısa bir süre misafir ettikten sonra, mağdurenin zorla kaçırıldığını anlamaları üzerine evden gönderdiklerinin anlaşılması karşısında, unsurları itibarıyla oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.11.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
5237 sayılı yeni TCK 109. maddesinde hürriyetten yoksun kılma suçları düzenlemekte, maddenin 5. fıkrasında ise, bu suçun cinsel amaçla işlenmesi halinde cezada artırım nedeni olacağı ve cezanın yarı oranında artırılacağı belirtilmektedir. 765 sayılı önceki ceza yasasında bu suçun karşılığı olan 429 ve 430. maddelerin de artırım nedeni ‘suçun şehvet hissi veya evlenme maksadıyla işlenmesi’ olarak düzenlenmişti. Yeni ceza kanununda madde düzenlenirken önceki yasadaki evlenme ibaresine yer verilmeyerek sadece şehvet hissinin karşılığı olan cinsel amaç ibaresine yer verilmiştir. Cinsel amaçta, kaba cinsel duyguların tatmini vardır. Ancak evlenme isteği içinde anlık cinsel faydalanma bulunmamaktadır. Mağdure ile ileriye yönelik aile birlikteliği hedeflenmektedir. Yasa koyucunun, yeni ceza yasası düzenlenirken önceki yasanın seçimlik hareketlerinden olan evlenme amacını yeni yasaya almayıp, sadece diğer seçimlik hareket olan şehevi amacı madde metnine alması bilinçli bir tercihtir. Yasa koyucunun bu bilinçli tercihi karşısında, evlenme amacıyla kaçırma da, cinsel bir saldırı veya istismar gerçekleştirilmemesi halinde, artırım maddesinin uygulanacağını ileri sürmek, isabetli olmayan dayanaksız bir görüş olur.
Öte yandan, yasadaki amaç mutlak bir amaçtır, bu da sadece kaba cinsel duyguları tatmin etmek için cinsel saldırı yapmak amacıdır. Bu amaçla hürriyetten yoksun kılma suçunun işlenmesidir. Artırım maddesinin uygulanabilmesi için bu amacın tartışmasız ve yalın olması gerekir. Evlilik amacıyla hürriyetten yoksun kılmada evliliğin içinde bulunan bir çok husustan sadece cinsellik hususu seçilerek suçun bu amaçla işlendiğini kabul etmek sadece bir yorumdur. Bu da yorumla yasanın uygulanmasını genişletmek olur. Oysa maddi ceza hukukunda yorum yasağı vardır. Cezada kanunilik ilkesi gereğince yasa metninde yer almayan evlenme amacı, yasa metnindeki cinsel amaç olarak kabul edilip, yorumlanamaz. Keza, sanık evlenmek amacıyla suç işler ancak mağdurenin rızasını elde edinceye kadar cinsel bir saldırı yapmayabilir veya hürriyetten yoksun kılma eyleminden vazgeçerek cinsel bir saldırı da gerçekleştirmeden mağdureyi serbest bırakabilir. Bu nedenle bilhassa evlenmek amacıyla bu suçun işlendiği ancak tecavüzün gerçekleşmediği olaylarda cinsel amaçtan dolayı cezayı artırmak yasal değildir.
Bu tartışmalar ışığında somut olayımıza baktığımızda sanık, arkadaşlarıyla birlikte evlenmek amacıyla mağdureyi kaçırmışlar, bilahere de sersbest bırakmışlardır. Olay sırasında mağdureye yönelik herhangi bir cinsel hareket gerçekleştirilmiş değildir. Yasanın cezayı artırmak istediği durum kaba cinsel arzuların tatmini için cinsel saldırı yapmak amacıyla mağdurlara karşı hürriyetten yoksun kılma suçunun işlenmesidir. Yasa koyucunun, cinsel tatmin amaçlayarak, tecavüz etmek için bir mağdurenin kaçırılıp alıkonulmasını daha ağır bir ceza ile cezalandırmak istediği anlaşılmaktadır. Evlenmek amacıyla suçun işlendiği ve cinsel saldırının da gerçekleşmediği bir durumda cezanın artırılması, yasanın lafzına, suçta ve cezada kanunilik ilkesine uymayacağı gibi maddi ceza hukukundaki yorum yasağını da ihlal etmek olacaktır.
Açıklanan nedenlerle sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.