Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/8126 E. 2021/15917 K. 13.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8126
KARAR NO : 2021/15917
KARAR TARİHİ : 13.12.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Davalı … adına hükmü temyiz eden Av. …’ın dosya kapsamında davalı … adına ibraz edilmiş bir vekaletnamesi bulunmadığından adı geçen avukata davalı … tarafından kendisine verilmiş vekaletname ibraz etmesi için kesin süre içerir muhtıra tebliğ edilmesi, varsa vekaletnamenin ibrazının sağlanması, vekaletnamenin ibraz edilememesi halinde gerekçeli kararın davalı asile tebliğ edilmesi, temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmesi,
2- “Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun 434. maddesi ile ilgili 25.01.1985 gün ve 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı hükmü gereğince, temyiz isteği, dilekçenin temyiz defterine kaydettirildiği tarihte yapılmış sayılır ve temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Temyiz harç ve giderlerinin eksik ödenmiş veya hiç ödenmemiş olduğunun sonradan anlaşılmış bulunması halinde, kararı veren Hâkim tarafından yedi günlük kesin süre tanınarak, bu süre içerisinde tamamlanması veya ödenmesi, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı temyiz edene yöntemince ve yazılı olarak bildirilir. Ancak temyiz harcının mahkeme kalemince hesaplanıp temyiz edenden istendiği hâlde süresinde ödenmediği belgelendirilmiş ise temyiz isteğinin reddi gerekir.”
Eldeki davada ise, davalılar … ve … vekilinin tek harç yatırmak suretiyle eksik temyiz karar harcı ve temyiz başvuru harcını yatırdığı anlaşılmaktadır. Kararı temyiz eden ve ortak avukatla temsil edilen bu davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı anlaşıldığından, kararı temyiz eden her bir davalı adına ayrı ayrı başvurma ve nispi temyiz harcının yatırılması gerekirken, tek bir harç yatırılması suretiyle temyiz harcının eksik yatırıldığı anlaşılmaktadır. Davada ise, yukarıda sözü edilen yasa ve İçtihadı Birleştirme Kararı hükmüne aykırı olarak hükmü temyiz eden davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinin verildiği sırada ve yasal temyiz süresi içerisinde, her bir davalı adına ayrı ayrı nispi temyiz karar harcı ile başvuru harcı alınması gerekirken, sadece tek harç alındığı, bu haliyle gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmediği, anlaşılmaktadır. Böyle olunca da;
(a) Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun anılan maddesinde öngörülen prosedür işletildikten,
(b) Hükmü temyiz eden tüm davalılar adına temyiz harcının yatırılmaması halinde temyiz harcının hangi davalı adına yatırıldığı tespit edildikten sonra,
(c) Adına temyiz harcı yatırılmayan davalı yönünden temyiz dilekçesinin reddi yönüne gidilirse ilgili ek kararın adı geçen davalılar vekiline tebliğ edilerek temyiz süresi geçtikten, temyizin süresinde yapıldığı sonucuna varıldığı takdirde doğrudan iade edilmek üzere, dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 13.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.