YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25350
KARAR NO : 2021/15815
KARAR TARİHİ : 29.11.2021
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan sanık …’ın, anılan Kanunun 3/5, 3/10 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/2. maddeleri gereğince 2 yıl 16 ay hapis ve 24.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 28/06/2016 tarihli ve 2016/494 Esas, 2016/593 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, anılan kararın infazı sırasında, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 61, 62 ve 63. maddeleri ile 5607 sayılı Kanun’da yapılan değişiklik nedeniyle uyarlama yapılması talebinin kabulü ile anılan suçtan sanığın, 5607 sayılı Kanunun 3/18-son, 3/10, 3/22 ve 5237 sayılı Kanunun 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 10.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 08/02/2021 tarihli ve 2021/23 Esas, 2021/259 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığı’ndan verilen 22/06/2021 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06/07/2021 gün ve KYB. 2021-84295 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun’da değişiklik yapıldığından bahisle Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan uyarlama talebinin kabulü ile yapılan uyarlama yargılaması sonunda, 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanunun 22. maddesine, “Eşyanın değerinin hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir” şeklinde eklenen hükmün lehe olduğu gözetilmek suretiyle, suç konusu eşyanın değerinin hafif olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5607 sayılı Kanunun 3/10. maddesine göre hükmolunan cezadan “1/2” oranında indirim yapılarak hüküm kurulmuş ise de,
7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanunun 22. maddesine, “Eşyanın değerinin hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir” şeklinde cümlenin eklenmiş olduğu,
Yine 7242 sayılı Kanunun 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanunun 5/2. maddesinde “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında, indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır. (3) İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz” şeklinde düzenleme yapıldığı,
Sanık hakkında evvelce yapılan yargılama sonunda, 5607 sayılı Kanunun 3/5. maddesi uyarınca hüküm kurulmakla birlikte, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, tekerrüre esas alınan … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13/09/2011 tarihli ve 2011/161 Esas, 2011/462 Karar sayılı ilamının kaçakçılık suçuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, sanık hakkındaki uyarlama talebinin reddine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği gerekçesiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
İncelenen dosya içeriğine göre; 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 62. maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanunun 5/2. madde ve fıkrası ile 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanuna eklenen 3/22. (ikinci cümle) maddesi uyarınca yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, sanığın 5607 sayılı Kanunun 3/18-son, 3/5, 3/10, 3/22, 5237 sayılı Kanunun 62/1 ve 52/2-4, 58/6. madde ve fıkraları uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 10.000,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, adli para cezasının taksitlendirilmesine ve cezanın mükerrilere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilerek, sanığın 7242 sayılı Kanunun 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. madde ve fıkrası uyarınca etkin pişmanlıktan yararlanmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, CMUK’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına kararın bozulmasına dair talebinin REDDİNE, 29.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.