YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13514
KARAR NO : 2013/7764
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
Cinsel taciz suçundan sanıklar … ve … ile görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar …, …, …, …, …, … ve …’in yapılan yargılamaları sonunda; sanık … eyleminin basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan ve diğer sanıkların atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair … Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 02.12.2009 gün ve 2008/343 Esas, 2009/874 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar ve sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında basit cinsel saldırı suçundan ve sanık … hakkında cinsel taciz suçundan verilen hükümlerin incelenmesinde;
Katılan …’nin adam öldürme suçundan hükümlü olarak bulunduğu cezaevinde tarihini hatırlamadığı bir zamanda temizlik yaptığı esnada sanık …’in kendisine yaklaşarak sarıldığı ve yine tarihini hatırlamadığı bir zamanda sanık …’in kendisine “seni seviyorum, senin için buraya geliyorum” dediği şeklinde soyut beyanından başka, sanıkların savunmalarının aksine cezalandırılmalarını gerektirir kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetilerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık …’in dosyadaki adlî sicil belgesinden sabıkasız olduğunun anlaşılmasına göre, atılı suç nedeniyle mağdur veya kamuya verdiği maddî zararın karşılığı olan paranın ödenmesini gerektiren mahkemece saptanmış somut bir maddî zararın bulunmadığı gözetilerek, hükümden önce 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 23.01.2008 gün ve 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesinin 5. fıkrası hükmünün uygulanma koşullarına ilişkin olumsuz değerlendirmenin denetime olanak verecek biçimde gerekçeye yansıtılmadan yetersiz ve kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığı biçiminde karar verilmesi,
İnfaz koruma memurları olan sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlerin
incelenmesinde ise;
Sanıklar …, …, …, … ve …’nin dışarıdan içeriye sokulması ve kantinden temin edilmesi yasak olmayan çiğ köftenin sanık …’nin nöbetçi olduğu koğuşa sokmaları ile sanıklardan … ve …’in yine aynı şekilde dışarıdan içeriye sokulması ve kantinden temin edilmesi yasak olmayan sigaraları hükümlü …’ya vermelerinin disiplin suçunu oluşturduğu gözetilmeden, unsurları oluşmayan görevi kötüye kullanma suçundan beraatleri yerine yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK.nın 257/1-2. madde fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK.nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi lüzumu,
Dosyadaki adlî sicil belgesinden sabıkasız olduğu anlaşılan sanıkların atılı suç nedeniyle mağdur veya kamuya verdiği maddî zararın karşılığı olan paranın ödenmesini gerektiren mahkemece saptanmış somut bir maddî zararın bulunmadığı gözetilerek, hükümden önce 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 23.01.2008 gün ve 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesinin 5. fıkrası hükmünün uygulanma koşullarına ilişkin olumsuz değerlendirmenin denetime olanak verecek biçimde gerekçeye yansıtılmadan yetersiz ve kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığı biçiminde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar ve sanıklar müdafılerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.