Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/3943 E. 2013/7693 K. 17.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3943
KARAR NO : 2013/7693
KARAR TARİHİ : 17.06.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan (2 kez) sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.01.2013 gün ve 2012/154 Esas, 2013/11 Karar sayılı re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Mağdure …’ın hükme esas alınan anlatımında, babası olan sanığın istismar eylemlerini gerçekleştirdiği sırada, sanığın birlikte yaşadığı …’nun da kendisinin dudağından öpüp, dilini ağzına soktuğunu belirtmesi karşısında … hakkında basit cinsel istismar suçundan zamanaşımı süresinde dava açılması mümkün görülmüştür.
Sanığın mağdure …’ya yönelik eyleminden kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında cinsel istismar suçundan hüküm kurulurken uygulama maddesinin TCK.nın 103/1-a maddesi yerine 103/2. olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle re’sen de temyize tâbi hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında mağdure …’a yönelik kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Sanığın cinsel istismar eylemini velâyet hakkını kötüye kullanarak işlemesi karşısında, TCK.nın 53/5. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Mağdurenin aşamalarda babası olan sanığın cinsel organını anüsüne sürtme şeklinde istismarda bulunduğunu, organ sokma eyleminin bulunmadığına dair anlatımları, mağdurenin … Adli Tıp Şube Müdürlüğünden aldırılan 14.03.2012 tarihli raporunda da fiili livata delillerinin bulunmadığının belirtilmesi karşısında sanığın eyleminin zincirleme şekilde basit cinsel istismar suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Uygulamaya göre de;
Mağdurenin ruh sağlığının bozulması nedeniyle sanığa tayin edilecek cezanın TCK.nın 49/1 ve 103/6. maddeleri gereğince yirmi yıla kadar artırılmasının mümkün bulunduğu, TCK.nın 103/2-3-4. maddeleri gereğince belirlenen ceza miktarı 22 yıl 6 ay olmakla, 103/6. maddesinin uygulama dışı bırakılması gerekmesine rağmen bu madde uyarınca cezanın 35 yıla çıkartılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden re’sen de temyize tâbi hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.