Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/33690 E. 2013/38037 K. 04.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/33690
KARAR NO : 2013/38037
KARAR TARİHİ : 04.12.2013

Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 511/1, 72, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri gereğince 216 Yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca teciline dair, Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 11.02.2008 tarihli ve 2007/465 esas, 2008/143 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 09.09.2013 gün ve 2011/14195/56145 sayılı kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.10.2013 tarih ve 2013/325162 sayılı ihbarnamesiyle dairemizce gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre;
1- Sanık … hakkındaki Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesince verilen 11.02.2008 tarihli ve 2007/465 esas, 2008/143 karar sayılı kararın, 29.04.2011 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi nedeniyle 06.05.2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın eylemine uyan 765 sayılı Kanun’un 511. maddesinde tanımlanan kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunun ayın Kanun’un 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımına bağlı ve suçun işlendiği 02.07.2002 tarihinden kararın kesinleştiği tarihe kadar aynı Kanun’u 104/2. maddesinde belirtilen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunduğunun anlaşılması karşısında, mahkemesince kesinleştirme işlemi yapılmaksızın zamanaşımı dolduğundan bahisle ek kararla davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken sanık hakkındaki mahkumiyet kararının infazına geçilmesinde,
Kabule göre de,
2- Suç tarihinin 02.07.2002 olduğu somut olayda, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesine nazaran lehe kanunun tespit edilerek uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde ve karma uygulama yapılmasında,
3- Suç tarihi itibarıyla 15-18 yaş grubunda yer alan sanık hakkında hükmedilen cezadan yaş küçüklüğü sebebiyle indirim yapılmamasında,
4- 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesi uyarınca indirim yapıldığında 5 gün hapis cezasına hükmedilip, 647 sayılı Kanun 4. maddeye göre sonuç cezanın 30 Yeni Türk Lirası adli para cezası olması gerekirken yazılı şekilde fazla ceza tayininde,
5- Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanun’un 23 ev 24. maddelerinin değerlendirilmemesinde, isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Hırsızlık suçundan sanık … hakkında Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesince 11.02.2008 tarihinde verilen 2007/465 esas ve 2008/143 karar sayılı hükmün kanun yararına bozma isteminin incelemesi; Yargıtay 6. Ceza Dairesince 19.04.2012 tarih 2011/18141 esas 2012/8391 karar sayılı kararıyla muktezaya bağlandığından Yargıtay Kanunun 14. maddesine mesteniden incelemenin görüş açıklayan Yargıtay 6. Ceza Dairesicne yapılması gerektiğinden Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.