Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/6933 E. 2012/2644 K. 06.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6933
KARAR NO : 2012/2644
KARAR TARİHİ : 06.03.2012

Kasten yaralama, tehdit ve kişiyi hüriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık … ile kasten yaralama suçundan sanık …’in yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’ın mağdure …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından beraatine, mağdur …’a yönelik tehdit ve kasten yaralama suçlarından mahkûmiyetine, sanık …’ın mağdure …’ye yönelik kasten yaralama suçundan beraatine dair Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 06.05.2008 gün ve 2007/387 Esas, 2008/215 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi mağdureler … ve … vekili ve sanık … tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
21.07.2004 günlü Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3/B maddesi ile değişik CMUK.nın 305/1. maddesi uyarınca 2.000 TL’ye kadar olan mahkûmiyete dair kararlar kesin nitelikte olduğu, buna göre sanığa 5237 sayılı TCK.nın 86/2, 62 ve 52. maddelerine göre tayin olunan 2000 TL’den ibaret cezanın tür ve miktarına göre kesin nitelikte olup temyizi mümkün bulunmadığından, sanık …’in yaralama suçuna yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi gereğince reddiyle, incelemenin diğer kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Mağdureler … ve …’ın, 5271 sayılı CMK.nın 237 ve müteakip maddeleri uyarınca davaya usulen katılıp, müdahil sıfatı almadıklarının anlaşılması karşısında, baro tarafından zorunlu olarak atanan vekilinin 06.05.2008 günlü duruşmadaki sanıkların cezalandırılması talebi nazara alınarak aynı Kanunun 238/2. maddesi gereğince davaya katılmak isteyip istemediğinin sorulması, sonucuna göre bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Dairemizce de benimsenen Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 Tarih, 2008/11-250 Esas ve 2009/13 sayılı Kararında; CMK.nın 231/5-c maddesinde geçen zarar kavramının yalnızca maddi zararları ifade etmek
için kullanıldığı, manevi zararın bu kapsamda değerlendirilemeyeceği belirtilmiş olduğu ve dosyada mağdur …’ın maddi zararının bulunduğuna dair herhangi bir belge ya da bu konuda ileri sürülen bir iddia da bulunmadığı halde zararın giderilmediğinden söz edilerek bu gerekçe ile sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükümle ilgili CMK.nın 231/6. maddesinde öngörülen diğer koşullar tartışılmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, mağdureler vekili ve sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi