YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16854
KARAR NO : 2021/13119
KARAR TARİHİ : 29.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro çalışmaları sırasında, … İli … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 113 ada 1 parsel sayılı 49.106,25 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla davalı adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle, 2006 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında ormana ait yolun hatalı olarak 113 ada 1 parsele katılarak tespit gördüğünü ileri sürerek, taşınmazın 169 kod numaralı orman yoluna isabet eden kısmının tapu kaydının iptaline ve bu kısmın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın, tapu kaydının iptali talebi yönünden kabulü ile tarla niteliğiyle zilyetlikten davalı adına tescil edilen davaya konu … İlçesi … Köyü 113 ada 1 parselin 05.11.2014 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide B ve C harfleriyle turuncu renkle gösterilen tarla niteliği taşımayan kayalık haldeki 771.66 m2’lik kısmının tapu kaydının iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 16.08.1947 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu, 1998 yılında yapılan orman sınırlarının aplikasyon ile 21.03.2011 tarihinde askı ilânı yapılan aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmaktadır. 169 kodlu orman yolu 2000 yılında yapılmış, arazi kadastrosu ise 3402 sayılı Kanun’a göre 2006 yılında yapılmıştır.
Davacı … İdaresi, taşınmazın bir bölümünün orman olduğu iddiasıyla ve orman tahdidine dayalı olarak, çekişmeli taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ve orman vasfıyla tescili istemiyle eldeki davayı açmıştır. 6100 sayılı HMK’nin “taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26. maddesine göre mahkeme, tarafların iddia, savunma ve talepleri ile bağlı olup, kural olarak mahkemenin istekten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Dosya kapsamından ve bilirkişi raporlarından, dava konusu taşınmazın orman tahdidi dışında kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, Mahkemece, taleple bağlı kalınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, taşınmazın B ve C harfleriyle gösterilen kısımlarının taşlık – kayalık olduğu gerekçesiyle tapu kaydının iptaline karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı …’ın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a iadesine, 29.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.