Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/1855 E. 2012/3013 K. 14.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1855
KARAR NO : 2012/3013
KARAR TARİHİ : 14.03.2012

Irza geçme, zorla kaçırıp alıkoyma ve yağma suçlarından sanıklar … ve …’nın yapılan yargılamaları sonunda; sanıkların alıkoyma suçundan ve sanık …’in yağma suçundan beraatlerine, sanık …’in yağma suçundan ve sanıkların çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetlerine dair Ankara 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.05.2007 gün ve 2004/627 Esas, 2007/96 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK.nın 6/b maddesine göre çocuk sayılan mağdurun kovuşturma aşamasında 5271 sayılı CMK.nın 236/3. maddesi gereğince psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman kişilerden her hangi birinin hazır bulundurulması suretiyle dinlenilmesinin sağlanmaması, mağdurun 18 yaşını doldurmuş olması nedeniyle telafi imkanı bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık … hakkında yağma suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında CMK.nın 231/5. maddesine göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar aynı Kanunun 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil kararlardan olup temyiz yeteneği bulunmadığı anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz istemi CMK.nın 264. maddesi hükmüne göre itiraz niteliğinde kabul edilip gerekli karar merciince mahallinde verilmek üzere, inceleme yapılmaksızın dosyanın mahalline iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Sanık … hakkında yağma suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar hakkında zorla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükümlerin yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık …’nın mağduru oyun oynama bahanesiyle kimsenin bulunmadığı sırada evlerine çağırarak mağdurun ırzına geçtiği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı zorla kaçırıp alıkoyma suçunun unsurları oluştuğu halde, sanık hakkında beraat kararı verilmesi,
Ayrıca sanıkların ayrı ayrı zamanlarda mağduru zorla evlerinin yakınındaki ağaçlık alana götürerek mağdurun ayrı ayrı ırzına geçtikleri dosya kapsamından sabit olmakla, olay yerinde keşif yapılarak sanıkların mağduru hakimiyet alanlarına alıp almadıkları tespit edilmeksizin eksik soruşturma ile sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi,
Sanıklar hakkında nitelikli cinsel istismar suçundan kurulan hükümlerin yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.05.2010 gün ve 2010/4-110 sayılı Kararına ve Adli Tıp Kurumu Kanununun 7 ve 23. maddelerine göre, suç tarihinde çocuk olduğu anlaşılan mağdurun muayenesi ve hakkındaki raporun düzenlenmesi sırasında, inceleme konusunun uzmanı olan çocuk psikiyatristi bulundurulması gerektiği gözetilmeden, usulüne uygun teşekkül etmeyen ihtisas kurulu raporuna itibar edilerek TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Sanıkların ayrı ayrı zamanlarda mağdurun ırzına geçtikleri kabul edildiği halde, mahkemece mağdurun ruh sağlığının hangi sanığın eylemi sonucu bozulduğunun kesin olarak tespit edilmeden ve bu hususta Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kurulundan ayrıntılı rapor alınmaksızın her iki sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 103/6. maddesinin uygulanması,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 sayılı kararında belirtildiği üzere; 5237 sayılı Kanunun 61. maddedeki sıralamaya göre, 43. maddenin 103/6. maddeden sonra uygulanması gerektiği, ancak sanığın zincirleme biçimde kasten işlediği nitelikli cinsel istismar suçlarının neticesi sonucu gerçekleşen ve sorumluluğu için en az taksir derecesinde bir kusurunun bulunması gereken TCK.nın 103. maddesinin 6. fıkrasındaki suçun ağırlaşmış halinin teselsül edemeyeceği, zincirleme biçimde gerçekleşen eylemlerin 103/6. maddeden öncekiler olması nedeniyle TCK.nın 43. maddesi uyarınca yapılacak artırımın 103/6. ile tayin edilen ceza üzerinden değil,
bu maddenin tatbikinden önce bulunan ceza miktarı üzerinden yapılması ve bunun 103/6. maddeyle belirlenen cezaya eklenmesi ile sonuç cezanın tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Sanık … hakkında 5237 sayılı Kanunun 103/2, 4, 6 ve 43. maddeler gereğince hükmedilen 18 yıl 9 ay hapis cezasından 31/2. madde uyarınca indirim yapılırken, 5237 sayılı Kanunun 31/2. maddesi uyarınca verilecek hapis cezasının 6 yıldan fazla olamaz hükmüne aykırı olarak sanık hakkında 6 yıl 3 ay hapis cezasından 62. madde uyarınca indirim yapılarak sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.