Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/35080 E. 2021/13618 K. 27.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/35080
KARAR NO : 2021/13618
KARAR TARİHİ : 27.12.2021

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 07.04.2021 tarih ve 2021/1920 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09.06.2021 tarih ve KYB-2021/51413 sayılı ihbarname ile;
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14.09.2020 tarihli ve 2020/704 soruşturma, 2020/583 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Eskişehir 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05.11.2020 tarihli ve 2020/4169 değişik iş sayılı kararının “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, … Cumhuriyet Başsavcılığının 14.09.2020 tarihli ve 2020/704 soruşturma, 2020/583 sayılı kararı ile; şikayetçinin … Bankası … Şubesinde bulunan hesabına yatırdığı paranın 30.000,00 Türk Lirası olduğunu iddia ettiği, ancak bankaca yapılan araştırma ve incelemelerde şikayetçinin getirdiği paranın 24.000,00 Türk lirası olduğunun tespit edildiği, olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, olayın oluş biçimi nazara alındığında şikayetçinin hukuk mahkemelerinde dava açabileceğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de,
1) Şikayete konu olayın müşteki tarafından bankaya yatırılan para miktarının eksik olmasından ibaret olmadığı, dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde müşteki tarafından banka şubesine yatırılmak üzere şüpheliye verilen para tutarının bir kısmının şüpheli tarafından uhdesinde tutulduğu, bu haliyle şikayet beyanında belirtilen şikayetçinin arpa, buğday ürünlerini 30.000,00 Türk Lirası bedel ile satmasından sonra bankaya yatırdığını beyan etmiş olması karşısında, öncelikle şikayetçinin ürünlerini sattığı kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilerek, şikayetçinin ürünlerini satın alıp almadığı, almış ise ödeme yaptığı para miktarının sorularak buna ilişkin fatura vb. belgelerin bulunup bulunmadığının araştırılması,

2) Şikayetçinin dosyaya konu parayı bankaya yatırması, sonrasında yatırılan paranın eksik olduğunun anlaşılması ile ilgili banka genel müdürlüğüne başvuru yapılması olaylarının tamamına şahitlik eden müştekinin gelini …’ın açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilerek dosya konusu olaya ilişkin ayrıntılı beyanının alınması,
… Cumhuriyet Başsavcılığının 28.12.2020 tarihli ve 2020/704 soruşturma sayılı yazısı ile ilgili bankadan söz konusu olaya ilişkin kurum içi soruşturma ve teftişe ilişkin evrakların onaylı örneğinin gönderilmesi istenmiş ise de, banka tarafından istenilen belgeler gönderilmesi beklenmeden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ancak ilgili Banka Teftiş Kurulu Başkanlığının 13.01.2021 tarihli ve … sayılı yazıları ile ön inceleme raporunun gönderildiği, söz konusu raporda,
Kamera kayıtlarının yapılan incelemesinde;
a) 07.08.2020 tarihi, saat 13:45:43’de ve devamında, şikayetçi tarafından şüpheliye verilen paraların 14.000,00 Türk liralık kısmının şikayetçi hesabına yatırıldığı, 10.000,00 Türk liralık kısmının ise herhangi bir işleme konu edilmeden yüksek tutarlı ve sayılmış banknotların muhafaza edildiği çekmeceye şüpheli tarafından konulduğunun,
b) 07.08.2020 tarihi, saat 14:45’de ve devamında, şüpheli …’ün eşi …’ün annesi …’ün bankaya gelerek şüpheli bankosunun önünde şüpheli ile sohbet ettiği, sonrasında şüphelinin kayın validesinden herhangi bir para almamasına rağmen banko kasasından çıkardığı 10.000,00 Türk Lirasını eşi olan …’ün …-5005 nolu hesabına yatırdığının,
c) 07.08.2020 tarihi, saat 16:41’de ve devamında, … isimli müşterinin şüpheliye ait banko kasasına gelerek 9.000,00 Türk lirası banknotu hesabına yatırdığı, sonrasında şüphelinin müşteriden herhangi bir para almadan banka kasasından olmak üzere 10.000,00 Türk Lirası parayı “…” açıklamasıyla … isimli firma hesabına havale işlemi gerçekleştirdiğinin,
Tespit edildiği gözetildiğinde,
4) Şüpheli …’ün eşi …’ün, şüphelinin kayın validesi …’ün, … isimli banka müşterisinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilerek ifadelerinin alınması, yapılan tespitler kapsamında şüphelinin de tekrar ayrıntılı ifadesinin alınması, şüpheli …’ün 07.08.2020 tarihi, saat 13:45:43’den sonra müşteri … ile irtibata geçerek (telefon görüşmesi, hts kaydı, mesaj vb.) işlem yapmak üzere bankaya çağırıp çağırmadığının tespit edilmesi, … isimli müşterinin banka hesabına 9.000,00 Türk Lirası para yatırmasına rağmen şüpheli tarafından banka kasasından 10.000,00 Türk Lirasının müşteri adına … isimli firma hesabına havale edilmesi durumunda müşteri …’in 1.000,00 Türk lirası menfaat elde etmesinin şüpheli banka görevlisinin işlem hatası ile açıklanıp açıklanamayacağının tartışılması, … Bankası Teftiş Kurulu Başkanlığının 13.01.2021 tarihli ve … sayılı yazıları ile ön inceleme raporunda kamera kayıt tespitleri ve bankacılık işlemlerinin tarih saat sıralaması göz önünde bulundurularak, şüphelinin, şikayetçi tarafından banka hesabına yatırılmak (altın hesabına altın almak) üzere teslim ettiği paranın 10.000,00 Türk Lirası kısmının işlem dışı bırakarak banko çekmecesinde tutmasını müteakip, eşi olan …’ün …-5005 nolu hesabına 10.000,00 Türk Lirası para havalesi yapmasını takiben, banka müşterisi … isimli kişiden 9.000,00 Türk Lirası alarak müşteri hesabına yatırdıktan sonra banka kasasından müşteri adına 10.000,00 Türk Lirası havale işlemi yapması hususlarının değerlendirilerek hayatın olağan akışına uygun olup olmadığının ve/veya şüpheli tarafından yapılan bütün işlemlerin şikayetçi hesabına 10.000,00 Türk Lirası eksik yatırılan (şüpheli uhdesine geçirilen) paranın banka ana kasası veya banko kasasının hesaplarında bir mutabakatsızlığın ortaya çıkmasına engel olmak amacıyla yapılan işlemler olup olmadığının ortaya konulması,
5) … Bankası Teftiş Kurulu tarafından şüpheli hakkında yürütülen soruşturma sonucunda hazırlanacak gerekçeli raporun beklenmesi, ilgili Banka tarafından şüphelinin üzerine atılı eylem bakımından ayrıca 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 160. maddesinde düzenlenen zimmet suçu yönünden de yazılı bir ihbar yapılması durumunda, konunun bir bütün halinde değerlendirilmesi,
Sonucuna göre şüphelinin/şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Banka görevlisi sanığın, müşteri olarak bankaya gelen müştekiden hesaba yatırılmak üzere 30.000 TL teslim aldığı halde yalnızca 14.000 TL aldığını belirterek eksik miktar ile işlem yapması nedeniyle müştekinin şikayeti üzerine soruşturma başlatılmış olup, banka içerisinde sonradan yapılan tespitlerde eksik kalan miktar ile ilgili bir takım hatalı ve şüpheli işlemlerin tespit edildiği nazara alındığında; kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarname içeriği ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına göre
şüphelinin eyleminin 5411 sayılı Kanun’un 160. maddesinde düzenlenen ve özel soruşturma usulüne tabi ”bankacılık zimmeti” suçunu oluşturabileceği, bu sebeple 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 6545 sayılı Kanunla değişik 14. maddesi ile 31.01.2019 tarih ve 30672 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yargıtay Büyük Genel Kurulunun iş bölümüne ilişkin 23.01.2020 tarihli ve 2020/1 sayılı kararı uyarınca kanun yararına bozma istemini inceleme görevinin Yargıtay’ın 7. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşılmakla, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE dosyanın görevli daireye GÖNDERİLMESİNE, 27.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.