Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/14211 E. 2013/4513 K. 16.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14211
KARAR NO : 2013/4513
KARAR TARİHİ : 16.04.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan (2 kez) sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.05.2010 gün ve 2008/17 Esas, 2010/217 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 03.04.2013 Çarşamba saat 13:30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından …hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine ibraz ettiği yetki belgesine dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalâa dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 17.04.2013 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Kendi onur ve namuslarını ilgilendiren bir konuda sanığa iftira atmaları için geçerli sebepleri bulunmayan ve suç tarihinde dokuz olan yaşları nazara alındığında birbirleri ile uyumlu şekilde olayı kurgulayıp anlatmaları mümkün olmayan mağdureler ile aileleri olan katılanların özünde değişmeyen aşamalardaki tutarlı ve samimi beyanlarına ve tüm dosya içeriğine göre, mağdurelerin sınıf öğretmeni olan sanığın derste mağdureler…’u kucağına oturtup, masanın örtüsü ile gizleyerek külotlarını sıyırıp cinsel bölgelerini ve bacaklarını okşadığı, kendi cinsel organını mağdurelere ellettiği ve bu eylemlerini birden fazla gerçekleştirdiğinin sabit olması karşısında, sanığın mağdurelere karşı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismar suçunu, zincirleme şekilde işlediği kabul edilerek yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bu husustan bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Suçun niteliğine etkisi bakımından mağdurelerin nüfus kaydı getirtilmeden hüküm kurulmuş ise de, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla nüfus kayıt örnekleri temin edildiğinden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 sayılı Kararında belirtildiği üzere, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu zincirleme şekilde işleyen sanık hakkında ceza tayin edilirken TCK.nın 61/4-5. madde ve fıkra hükümleri de dikkate alınarak 103/2 ve 103/3. madde ve fıkralarının uygulanması ile verilen cezalar üzerinden 43. maddenin uygulanması sonucu bulunacak miktarın, neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç nedeniyle 103/6. maddenin tatbikiyle bulunacak cezalar üzerine eklenerek cezalarının belirlenmesi gerekirken bu sıralamaya aykırı olarak 43. maddenin 103/6. maddeden önce uygulanması, sonuca etkili olmadığından; adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında hükmolunan hapis cezalarının TCK.nın 58. maddesinin 6. ve 7. fıkraları uyarınca, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mükerrir hakkında cezaların infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ise karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının ve duruşmalı inceleme sırasındaki savunmalarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
16.04.2013 tarihinde verilen işbu karar 17.04.2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından …hazır olduğu halde sanık müdafilerinin gıyaplarında tefhim olundu.