YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2137
KARAR NO : 2012/2326
KARAR TARİHİ : 28.02.2012
KARAR
Irza geçme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.02.2006 gün ve 2005/368 Esas, 2006/37 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında 765 sayılı TCK.nın 414/1. maddesinden mahkûmiyet hükmü verildiği, bu maddede cezanın 5 seneden aşağı olmamak üzere hapis cezası olarak belirlendiği, 5271 sayılı CMK.nın 150/3. maddesinin alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda uygulanacağı anlaşılmakla, tebliğnamede bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan verilen hükmün incelemesinde;
Sanığa isnat olunan reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK.nın 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık aslî ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 07.08.2002 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında ırza geçme suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Mağdure hakkında Adli Tıp Kurumu Bursa Şube Müdürlüğü tarafından anal muayene sonucu 09.08.2002 tarihinde düzenlenen rapordaki “saat 12 hizasında yeni fissürler görüldü” şeklindeki açıklama, mağdurenin aşamalarda cinsel ilişkiye girmediği yönündeki beyanları, sanığın Cumhuriyet Savcılığı ve sorguda mağdureyle ters ilişkiye girdiği ancak tam olarak ilişkiye girip girmediğini bilmediği yönündeki savunması birlikte değerlendirildiğinde, dosyanın Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilerek, mevcut bulgular ve dosya içeriği karşısında cinsel ilişkinin tam olarak gerçekleşip gerçekleşmediği, bulguların ırza geçme, ırza geçmeye teşebbüs veya ırz ve namusa tasaddide bulunma fiillerinden hangisi ile oluşabileceği konusunda rapor alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
./..
-2-
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…