YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4200
KARAR NO : 2013/11233
KARAR TARİHİ : 11.11.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’nin yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.11.2012 gün ve 2011/18 Esas, 2012/251 Karar sayılı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanık ve müdafii tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 25.09.2013 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Sanık müdafiine çağrı kağıdının gönderildiği, parçasının döndüğü, ancak sanık müdafiin duruşmaya katılmadığı anlaşılmakla,
Suç vasfı ve ceza miktarı nazara alındığında 5271 sayılı CMK.nın 150/3. maddesi gereği kendisine müdafii tayini zorunlu olduğundan, CMK.nın 156. maddesi uyarınca sanık … için Ankara Barosundan zorunlu müdafii görevlendirilmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Savcısınca da uygun görülmekle zorunlu müdafii görevlendirilmesi için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına karar verilmekle,
Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaâsına göre duruşmanın 06.11.2013 saat 13.30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık … adına Ankara Barosundan görevlendirilerek gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 20.11.2013 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükmün incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanık ve müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen hükmün incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nın 103/6. maddesi uyarınca verilecek cezanın üst haddinin aynı Kanunun 49. maddesi gereğince 20 yıl hapis cezası olduğu, buna göre sanık hakkında TCK.nın 103/2, 103/3 ve 103/4. maddelerine göre hükmolunan 19 yıl 15 ay hapis cezasının 103. maddenin 6. fıkrası ile artırılamayacağı, TCK.nın 43. ve 62. maddelerinin 19 yıl 15 ay hapis cezası üzerinden uygulanması gerekeceği gözetilmeyerek fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları ile sanık müdafiin duruşmalı inceleme esnasındaki savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasındaki sanık hakkında TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanmasına ve teselsül uygulaması ve takdiri indirimin bu maddenin uygulanması suretiyle bulunan 20 yıl 15 ay hapis cezası üzerinden belirlenmesine ilişkin bölümler hükümden çıkartılarak, bunun yerine “TCK.nın 49. maddesine göre 20 yıl sınırı aşılmış olduğundan, sanık hakkında TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanmasına
yer olmadığına, sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında eylemi değişik zamanlarda birden fazla kez işlediği bu surette eyleminde teselsül bulunduğundan suçun niteliği, suç sayısı, sanığın suçu sürdürmedeki ısrarlı tutumu nazara alınarak 5237 sayılı TCK 43/1. maddesi gereğince verilen ceza takdiren 1/3 oranında artırılarak 25 yıl 24 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın geçmişi, duruşmadaki saygılı tutum ve davranışları göz önüne alınarak 5237 sayılı TCK 62/1. maddesi uyarınca verilen cezanın takdiren 1/6 oranında indirilmesi ile 21 yıl 18 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun ve re’sen de temyize tâbi olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11.11.2013 tarihinde verilen işbu karar 20.11.2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafii Av. …’in yüzüne karşı tefhim olundu.