Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/15622 E. 2013/10620 K. 24.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15622
KARAR NO : 2013/10620
KARAR TARİHİ : 24.10.2013

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar … ve …’nun yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair …. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 23.06.2008 gün ve 2007/505 Esas, 2008/657 Karar sayılı hükümlerin Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından, sanık … müdafiin temyiz talebinin reddine dair aynı Mahkemenin 22.10.2008 tarihli Ek Kararının Yargıtayca incelenmesi ise süresi içinde sanık … müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Hükmolunan cezaların miktarına göre sanıklar müdafiin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. Maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildi.
Yokluğunda verilen hükmün, sanık …’ya 18.09.2008 tarihinde tebliğ edildiği, 24.09.2008 tarihinden itibaren sağlık sorunları nedeniyle 13 gün raporlu olduğu anlaşılan sanığın hükmü, karar tarihinden sonra vekâletname verdiği müdafii vasıtasıyla raporunun son günü olan 05.10.2008 Pazar gününü takip eden ilk iş gününde temyiz ettiği, buna göre temyiz süresine ilişkin eski hale getirme nedenleri yerinde görüldüğünden … Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.10.2008 gün ve 2007/505 Esas, 2008/657 Karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin Ek Kararın kaldırılmasına karar verilerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK.nın 62. maddesinde yer alan takdiri indirim nedenleri sınırlı bir biçimde sayılmadığı gibi, anılan maddenin ikinci fıkrasında takdiri indirim nedenlerinin varlığı halinde kararda gösterileceğinin düzenlenmiş bulunması karşısında, mahkemenin “şartları bulunmadığından sanıkların cezalarından başkaca arttırım ve indirim yapmaya takdiren yer olmadığına” dair gerekçesinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki beyanlarında, suç tarihinde iş yerine gitmek üzere sokakta bulunduğu sırada eski eşi olan sanık …’ın yanına gelerek hiçbir şey söylemeden kollarından tutup kendisini sürüklemeye ve geldiği araca bindirmeye çalıştığını, direnmesi üzerine elinde bulunan tabancayı bacağına dayayarak ”sana arabaya bin diyorum” biçiminde sözlerle bağırdığını, bu sırada yanında olan kız kardeşinin ve çevrede bulunan şahısların araya girmesiyle sanığın olay yerinden uzaklaştığını iddia etmesi ve bu beyanlarının kız kardeşi olan tanık tarafından da doğrulanması karşısında, sanıkların eylemlerinin TCK.nın 109/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı maddenin 1. fıkrası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
5237 sayılı TCK.nın 61. maddesinde belirtilen hususlar ve cezaların bireyselleştirilmesi ilkesi dikkate alınarak sanıklar hakkında kanunda öngörülen cezaların alt sınırından makul bir miktar uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması yerine, yazılı şekilde üst hadden belirlenmesi suretiyle anılan maddelere aykırılık yapılması,
5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bu hakları ve yetkileri kullanmaktan yoksunluğun da hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.