Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/2067 E. 2012/2652 K. 06.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2067
KARAR NO : 2012/2652
KARAR TARİHİ : 06.03.2012

Irza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’ın bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; ırza geçme ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından mahkûmiyetine dair Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.03.2006 gün ve 2006/14 Esas, 2006/101 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş ve incelemenin de sanık müdafii tarafından duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 02.04.2008 Çarşamba saat 14.00’e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından… hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmeği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bıkarılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Irza geçme suçuna ilişkin olarak, suç tarihinden ve 09.10.2003 tarihli Yargıtay bozma kararından sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nın zincirleme suça ilişkin 43. maddesinin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nın teselsüle ilişkin 80. maddesine göre, düzenlemede sanık lehine olarak farklılık taşıması ve sanığın ırza geçme eyleminin aynı zaman dilimi içerisinde peş peşe gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; lehe aleyhe yasa değerlendirmesinde 5237 sayılı kanun lehe olduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde 765 sayılı TCK hükümleri ile uygulama yapılması,
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin olarak da, her iki kanuna göre alt sınırdan hüküm kurulması halinde hükmedilecek hürriyeti bağlayıcı ceza süresinin aynı olduğu, ancak ceza süresini göre, hak yoksunluğuna hükmetmek gerekmediği için 765 sayılı Kanunun sanık lehine olduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.