YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21533
KARAR NO : 2013/10980
KARAR TARİHİ : 05.11.2013
Kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; eylemlerinin kül halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan mahkûmiyetine dair Fatih 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 20.04.2009 gün ve 2008/68 Esas, 2009/491 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
İddianamede sanığa atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun gerektirdiği cezanın alt sınırı hesaplanırken artırım maddelerinin nazara alınamayacağı ve bu suçun düzenlendiği TCK.nın 109/2. maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırı da 5 yıldan az olduğundan 5271 sayılı CMK.nın 150/3 ve 150/2. maddeleri uyarınca sanığa istemi aranmaksızın müdafii atanması zorunluluğu bulunmadığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki bu husustan bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş; cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken uygulamanın doğrudan alt ve üst sınırları belli müstakil hapis cezası içeren TCK.nın 109/2. maddesi ile başlatılması yerine aynı Kanunun 109/1. maddesiyle başlatılması sonraki uygulamaların doğru olarak yapılması karşısında sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
TCK.nın 53. maddesinin 3. fıkrasına göre, mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen sanığın kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanun maddesinin 1 ve 2. fıkraları uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın 1412 sayılı CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 5237 sayılı TCK.nın 53/1.
maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm hükümden çıkarılarak, yerine “Sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesinin (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen haklarından mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendindeki haklarından yalnız kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden hak yoksunluğunun uygulanmamasına, diğer kişiler üzerindeki vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 12.07.2011 tarih ve 233 sayılı Kararı ile Fatih İlçesi adlî teşkilatı kapatıldığından dosyanın İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.