Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/3190 E. 2021/2867 K. 10.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3190
KARAR NO : 2021/2867
KARAR TARİHİ : 10.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13/06/2011 gününde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi, kal ve eski hale getirme talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21/12/2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine; davalının 1910 ve 1911 sayılı mera parsellerine ev yaparak, ağaç dikerek ve bahçe olarak kullanmak suretiyle müdahale ettiğini belirterek; elatmanın önlenmesi ve 2.021,53TL eski hale getirme bedelinin tahsilini istemiştir.
Davalı, söz konusu yeri satın aldığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 121 ada 2 ve 3 (eski 1910 ve 1911) mera parsellerinde bilirkişi raporunda gösterilen yerlere elatmasının önlenmesine ve 6.289,81TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Kural olarak, meraların kuru mülkiyeti Hazineye, yararlanma hakkı köy ve belediyelere aittir. Meradan yararlanma hakkı olan köy ve belediyeler yoksun kaldıkları yararlanma nedeniyle haksız elatmanın kaldırılmasını, hayvanlarının yararlanamaması sebebiyle ot bedelini, mülkiyet hakkı sahibi olan Hazine ise, haksız elatmanın giderilmesi ve bunun dışında 4342 sayılı Mera Kanununun 4/4 maddesine dayanarak meralarda meydana gelen tahribat sebebiyle eski hale getirme masraflarının tahsilini haksız eylem sahibinden isteyebilir. Başka bir ifade ile köy ve belediyelerin eski hale getirme masraflarını, Hazinenin de ot bedelinin tahsilini talep etmesine olanak yoktur. Somut olayda ziraat bilirkişi raporunda ot bedeli olarak tespit edilen 568,04 TL’nin de davalıdan tahsili doğru görülmemiştir.
3-Diğer taraftan, İcra ve İflas Kanununun 30. maddesi hükmü gereğince bir işin yapılmasına dair olan ilamın icra müdürlüğüne verilmesi üzerine borçluya bir icra emri gönderilerek ilamda gösterilen süre içinde ve eğer süre verilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanları tayin edilerek icra müdürlüğü tarafından o işin yapılması emredilir. Borçlu emir gereğini yerine getirmezse lazım gelen masraf icra müdürü tarafından bilirkişiye hesaplattırılarak ayrıca bir hüküm gerekmeksizin bu masraf borçludan tahsil edilir.
Mahkemece, talep olmadan İcra İflas Kanununun 30. maddesi hükmü gözardı edilerek davalıdan ayrıca 4.000,00 TL tahsiline dair hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
Yukarıda değinilen kanun kuralları gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden, kararın bozulması gerekmekte ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 ve 3 bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazının kabulü ile hüküm sonucunun 2. bendinde yer alan “Toplam 6.289,81 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” sözcüklerinin çıkarılarak yerine ”2-Toplam 1721,77TL eski hale getirme bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” sözcüklerinin yazılarak hükmün DÜZELTİLMESİNE, hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.