YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8143
KARAR NO : 2021/9504
KARAR TARİHİ : 13.12.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, velâyet, iştirak nafakası ve yoksulluk nafakasının reddi yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadın tarafından açılan boşanma davasında, kadının davasının kabulü ile ortak çocukların velâyet hakkı babaya verilmiş, anne ile kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir. Taraflarca yapılan istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Karar taraflarca yukarıda gösterildiği şekilde temyiz edilmiştir.
Velâyet hakkı düzenlenirken göz önünde bulundurulması gereken temel ilke, “Çocuğun üstün yararı”dır (Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m.3; Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi m.l; TMK m. 339/1, 343/1, 346/1; Çocuk Koruma Kanunu m.4/b). Çocuğun üstün yararı belirlenirken onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12 nci ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 ve 6 ncı maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Davacı kadın temyiz dilekçesinde ortak çocuk Osman Yiğit’in babası tarafından çalıştırıldığı, şiddet ve hakarete maruz kaldığını beyan etmiş, bu hususa ilişkin çocuğun şikayetini gösterir ifade tutanağını dilekçesi ekinde ibraz etmiştir. Tarafların ortak çocukları Osman Yiğit (2007) ve İsa (2008) inceleme tarihi itibariyle idrak çağındadır. Velâyet konusunda idrak çağında bulunan ortak çocukların yeniden görüşünün sorularak, konusunda uzman bilirkişiye inceleme yaptırılması (4787 sayılı Kanun m.5) baba ve çocuklar arasında temyiz dilekçesindeki iddialarıda değerlendirerek yeniden sosyal inceleme raporu alınması ve tüm deliller birlikte değerlendirmek suretiyle velâyet yönünden karar verilmesi gerektiğinden, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentde gösterilen sebeple bölge adliye mahkemesinin kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesinin kararının BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, bozma sebebine göre kadının iştirak nafakasına ilişkin itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 292.10 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran davacıya geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyşle karar verildi. 13.12.2021 (Pzt.)