YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1604
KARAR NO : 2021/12201
KARAR TARİHİ : 13.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
A)Sanık hakkında 2009 takvim yılı sahte fatura kullanma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafisinin temyizinin incelenmesinde;
Suça konu faturaların, 2009 takvim yılı için en son Haziran ayı KDV beyannamesinde kullanılmasından dolayı suç tarihinin 27.07.2009 olduğu belirlenerek yapılan incelemede:
Sanığa yüklenen “2009 takvim yılı sahte fatura kullanma” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 27.07.2009 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ve müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
B)Sanık hakkında 2010 ve 2011 takvim yılları sahte fatura kullanma suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık ve müdafisinin temyizinin incelenmesinde;
Sanık hakkında “2010 ve 2011 takvim yılları sahte fatura kullanma” suçlarından açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, suça konu faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını beyan etmesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1)Faturaları düzenleyen mükellefler hakkında tanzim edilen vergi inceleme raporlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi,
2)Aynı mükellefler hakkında ilgili takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise dosyaların getirtilerek incelenmesi ve ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
3)Gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; faturaları düzenleyen mükellefe ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi, faturaları düzenleyen mükellef ile kullanan mükellefin ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükümleri kurulması,
4)Kabule göre de;
a) UYAP üzerinde yapılan kontrolde, sanığın aynı mükellefiyeti nedeniyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 14.04.2015 tarihli, 2015/9355 Esas sayılı iddianamesi ile 2011 takvim yılında HMG..Ltd.Şti tarafından düzenlenen sahte fatura kullandığı iddiasıyla açılan kamu davasında; Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/587 Esas sayılı dava dosyasında yargılamasının devam ettiği, sanığın aynı mükellefiyeti ile aynı takvim yılında başka mükelleflerce düzenlenen sahte faturaları kullandığına ilişkin tespitin yeni bir suçu oluşturmayıp, zincirleme suç içinde değerlendirilmesi gerekeceği anlaşılmakla; 2011 yılına ilişkin mükerrer yargılama yapılmaması ve eylemlerin zincirleme suç içinde kalıp kalmadığının değerlendirilmesi açısından, söz konusu dosya ile varsa aynı mükellefiyeti ve aynı yıllara ilişkin diğer dava dosyalarının da duruşmaya getirtilip incelenmesi, mümkün olması halinde davaların birleştirilmesi, aksi durumda davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya arasına alınmasından sonra sanığın eylemlerinin zincirleme suç niteliğinde olup olmadığı veya mükerrer dava açılıp açılmadığının belirlenmesi ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b) 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaaya uygun olarak, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2013 tarihli, 2013/7972 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında, “2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçundan kamu davası açıldığı, “sahte fatura kullanma” ve “sahte fatura düzenleme” suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olup birbirine dönüşmeyeceği gözetilmeden, hükmün gerekçe kısmında sahte fatura düzenleme suçu anlatıldıktan sonra üzerine atılı sahte fatura kullanma suçunun sübut bulduğu kabul edilerek hüküm kısmında atılı sahte fatura kullanma suçundan hükümler kurulması suretiyle hükmün karıştırılması,
c) 2010 takvim yılı bakımından vergi inceleme raporunda ……Ltd.Şti tarafından düzenlenen faturaların bu şirket hakkında inceleme tamamlanmamış olması nedeniyle sahte olarak kabul edilmediği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK’nin 43/1. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği, 2010 ve 2011 takvim yıllarında suça konu faturaların aynı beyanname içinde kullanıldığı ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nin 43/1. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini yasaya aykırı,
d)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 13.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.