YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9473
KARAR NO : 2021/10493
KARAR TARİHİ : 23.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
Sanık hakkında “2010, 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme“ suçundan açılan kamu davalarında; sanığın savunmasında, soy ismini bilmediği … isimli şahsın şoför aradığını bildiren gazete ilanı verdiğini, kendisinin de ilanı okuyup adrese gittiğini, … isimli kişinin vergi borcu olduğunu bu nedenle … Otomotiv Şirketini kendisi adına kurmayı teklif ettiğini, birkaç ay sonra …’den kayınbiraderinin geleceğini ve şirketi onun üzerine devredeceklerini söylediğini, kendisinin de kabul ederek nüfus cüzdanını ve istediği belgeleri verdiğini, vergi dairesinden gelerek kontrol ettiklerini ve açılışın yapıldığını, aradan 3-4 ay geçtikten sonra kendisine ters davrandıkları için şirketten ayrılacağını söylediğini bu nedenle kendisinden noterden vekaletname aldıklarını, …’den …’ın kayınbiraderinin geldiğini noterden işlem yaptıklarını ve devraldıklarını söylediğini, bundan sonra da kendisinin şirketle bir alakasının kalmadığını beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1) Dosyada bulunan faturaların sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını ve soy ismini bilmediği … isimli kişiye ait olduğunu söylemesi halinde; ismi bildirilen kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilmesi halinde ile tanık olarak çağrılması, duruşmada çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması,
2) İsmi bildirilen kişinin de faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını söylemesi halinde sanık ve bu kişinin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
3) Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ya da … isimli kişiye ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a)Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
b)Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükümleri kurulması,
4)Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 23.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.