Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/17657 E. 2012/20767 K. 08.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17657
KARAR NO : 2012/20767
KARAR TARİHİ : 08.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında zamanaşımı süresi içinde mala zarar verme suçundan işlem yapılması olanaklı görülmüş, sanıkların nüfus kayıt örneklerinin imzasız olması ise; kayıtların uyaptan alınan kayıtlarla aynı olduğu ve sanıklar tarafından doğrulandığı görüldüğünden yerinde giderilebilir eksiklik olarak değerlendirilmiştir.
A-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
Sanık müdafiinin temyizi ‘beraat’ kararının gerekçesine yönelik olmadığı ve kararı temyiz etmesinde de hukuki yararı bulunmadığından, 5320 Sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
B-Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 Sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 Sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C-Sanıklar … ve … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Sanıklara yüklenen suçun 5271 sayılı CMK’nın 5560 sayılı Kanun’la değişik 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamına alınan suçlardan olması karşısında, uzlaşmanın hukuki sonuçları hatırlatılmak suretiyle taraflara uzlaşma teklif edilerek sanıkların hukuki durumunun tayini ve takdiri gerekirken bu yola başvurulmadan yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Sanık …’nın adli sicil kaydında yer alan ve 4616 sayılı Yasa kapsamındaki ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmediği ve diğer sabıkasının da silinme koşullarının oluştuğu, diğer sanık …’ın uyaptan alınan adli sicil kaydına göre; suç tarihinde sabıkasının bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 Sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 Sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 Sayılı Yasa’nın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 08.10.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.