Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/14478 E. 2021/19580 K. 23.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14478
KARAR NO : 2021/19580
KARAR TARİHİ : 23.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte veya denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine aykırı davranıldığı tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 19/03/2013 tarihi itibariyle duran zamanaşımının denetimli serbestlik tedbirine uyulmadığını mahkemeye bildirdiği 06/06/2014 tarihinde yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;
Gece vakti sayılan saat 18:00-19:00 arasında mağdurun cami avlusuna park ettiği motosikletinin çalınması şeklindeki eyleme uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e-b ve 143/1 maddelerinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/12/2012 tarih ve 2012/1247 esas ve 2012/1842 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinde düzenlenen “suçun gece vakti işlenmesinin suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olması nedeniyle aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, TCK’nın 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 11 yıl 3 aylık ve 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, tebliğnamenin bu hususu içeren düşme düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğun, mağdurun caminin avlusuna park ettiği motosikleti çalması şeklinde gerçekleşen olayda; suça konu camiinin etrafının çevrili olup olmadığının keşif yapılarak veya olay yerinin kolluk görevlilerince tespiti istenerek bahse konu yerin etrafının çevrili ve binanın eklentisi niteliğinde olması halinde suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinin; bina niteliğinde olmadığının tespiti halinde ise TCK’nın 142/1-e maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde aynı Kanun’un 141/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
2-Dosya kapsamı ve mağdurun beyanlarına göre suçun saat 18:00 ile 19:00 arasında işlendiğinin, UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, suç tarihinde gece vaktinin saat 17:53’te başladığının anlaşılması karşısında, atılı hırsızlık suçunu gece vakti işleyen suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Suça sürüklenen çocuğun, mağdurun caminin avlusuna park ettiği motosikleti çaldığı, plakasız ve hasarlı vaziyette dere kenarına terk ettiği, polis ekiplerince yapılan ihbar sonucu da terk halde bulunup mağdura teslim edildiği, 20/12/2011 tarihli tutanağa göre suça sürüklenen çocuğun motosikletin çalındığı camiye gelerek motosikletin sahibine aracın plakasını teslim etmek için geldiği, ihbar sonucu polis ekiplerinin kendisini gördüğü ve sormaları üzerine durumu anlatıp plakanın mağdura iadesini sağladığı, mahkemede mağdurun alınan beyanında ise zararının giderildiğini belirttiği hususları dikkate alınarak soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle mağdura etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası bulunup bulunmadığı sorularak, rıza göstermesi halinde suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 168/1-4. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 23.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.