YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3142
KARAR NO : 2012/3963
KARAR TARİHİ : 22.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 Sayılı CMK’nın 231/6 maddesinin a bendinde yazılı ” kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5252 Sayılı Yasa’nın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 Sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 Sayılı TCK.’nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eyleminin, TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/1 maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve yakınma bulunduğu için 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi,
2-Kollukça yapılan çalışmalar sonucu başka bir suçtan şüphe üzerine yakalanan sanığın suç ikrarında bulunarak müştekiye ait evden çalınan bir kısım eşyaları sattığı yer ve kişileri bildirmesi üzerine, kollukça suça konu eşyaların belirttiği şahıslarda bulunarak zaptedilmesi ve tutanakla müştekiye teslim edilerek, kısmi iadenin gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, kısmi iade nedeniyle eşyaların sahibi olan asıl müştekiden rızası sorularak, 5237 Sayılı TCK.’nın 168/4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde, 5237 Sayılı TCK.’nın lehe olduğunun kabulü ile
yapılan uygulamalarda, sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 7/3. maddesi dikkate alınarak, aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
4-Özgürlüğü bağlayıcı ceza ile hükümlülüğüne karar verilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile uygulama yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 22.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.