Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/29817 E. 2012/15038 K. 26.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/29817
KARAR NO : 2012/15038
KARAR TARİHİ : 26.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 492. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; somut olayda 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143. maddesinde düzenlenen hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/2-4 ve 151/1.maddesine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve bu suçlar yönünden CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Kırılan kapı kilitlerinin özelliklerinin müştekiye sorulup, müşteki beyanı yanında dosyadaki diğer bilgi ve belgeler de dikkate alınarak işyeri kapısının uzman bilirkişi marifetiyle sağlam ve muhkem olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Suç tarihindeki ekonomik koşullar, paranın satın alma gücü ve yerleşik uygulamaya göre çalınan eşyaların 10.08.2005 tarihli bilirkişi raporuna göre değerinin pek fahiş olduğunun anlaşılmasına göre, sanık hakkında 765 sayılı TCK’nın 522. maddesinin uygulanmaması,
4-08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; sanık hakkında hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan,hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 26.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.