YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/33113
KARAR NO : 2013/3766
KARAR TARİHİ : 20.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yaşı küçük sanık …’ ın eyleminin suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunduğunun, sanık …’ ın 18 yaşını ikmal etmiş olduğu 14.03.2007 müştekinin ise 12.03.2008 tarihli kovuşturma aşamasında verdiği ifadelerinde, uzlaşmak istediklerini beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında; 5395 sayılı yasanın 24, CMK’nın 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümleri uygulanmadan yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Sanıkların yakalandıktan sonra suça konu sigaraların bir kısmını sakladıkları yerlerden çıkararak kolluk görevlilerine teslim ettiklerinin, müştekinin de 12.03.2008 tarihli kovuşturma aşamasında verdiği ifadesinde, kısmi iadeyi kabul ettiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; müşteki dinlenilerek sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği hususunun açıkça sorularak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’ nın 168/4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeden yerinde olmayan gerekçeyle sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
3-Suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmayacağı gözetilerek bir ayrım yapmadan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/a-b maddelerindeki hakları kullanmaktan ayrı ayrı yoksun bırakılmasına karar verilmesi suretiyle, sanıklar … ile … bakımından da 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun ise koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin hüküm fıkrasında belirtilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.