Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/3266 E. 2021/6995 K. 09.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3266
KARAR NO : 2021/6995
KARAR TARİHİ : 09.12.2021

MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29.05.2017 tarih ve 2013/363 E. – 2017/429 K. sayılı kararın davalı şirket yetkilisi ile davalı … tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 28.02.2019 tarih ve 2018/936 E. – 2019/238 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla,
dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan olan alacağın tahsili için senede dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiklerini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, davaya konu takip dayanağı 80.000,00 TL bedelli senedin, davalı şirket tarafından düzenlenerek davacı şirkete verildiği, davalı …’in sözü edilen senedi kefil sıfatıyla imzaladığı, senedin arkasında “İkibir Gıda Tur. San. ve Dış Tic. A.Ş.’nin Atacem İnş. Müh. Mim. Otomotiv Turizm Taşımacılık Gıda ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ne bakiye borçlarına teminat olarak verilmiştir. Hiçbir şekilde 3. şahıslara devri, ciro, temlik edilemez” ibaresinin bulunduğu, esasen taraflar arasında bu senedin davalıların davacıya olan borçlarına karşılık teminat olarak verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacının davalıların borçlarını ödemediğini iddia ettiği, davalıların borçlarını ödediklerini kanıtlayamadıkları, takip konusu alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı şirket yetkilisi ile davalı … tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, dava konusu senedin tanzim tarihi bulunmadığından kambiyo senedi vasfında olmadığı, adi yazılı senet niteliğinde bulunduğu, davacı tarafın beyanlarına ve senet üzerinde yazılı ibarelere göre senedin davacının davalı şirketten olan cari hesap alacağı nedeniyle teminat amaçlı olarak alındığının kabulü gerektiği, davacı şirketin davalı şirketten cari hesap nedeniyle alacaklı olduğunu usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı, davacı şirketin dosyaya davalı şirketten cari hesap nedeniyle alacaklı olduğuna dair delil sunmadığı, (ancak davacı dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış ise de davacıya yemin teklif etme hakkının sehven hatırlatılmaksızın hüküm oluşturulduğu), İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 80.000,00 TL bedelli adi senede dayalı başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalıların dava konusu senet üzerinde bulunan imzalara yönelik bir itirazları bulunmamakta olup senedin arkasında “İkibir Gıda Tur. San. ve Dış Tic. A.Ş.’nin Atacem İnş. Müh. Mim. Otomotiv Turizm Taşımacılık Gıda ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ne bakiye borçlarına teminat olarak verilmiştir. Hiçbir şekilde 3. şahıslara devri, ciro, temlik edilemez” ibaresi bulunmaktadır. Anılan bu ibare bağlamında davalılar, dava konusu senede bağlanan alacağın ödendiğini usulüne uygun delillerle ispat etmekle yükümlüdürler. İlk Derece Mahkemesi’nce ispat yükünün davalılara ait olduğunun kabulü yerindedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilip İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09/12/2021 tarihinde oyçokğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Takip dayanağı adi senet niteliğindeki belgenin bakiye borçlara teminat olarak verildiği senedin arkasında belirtilmiştir. Davalı borçlular süresinde verdikleri itiraz dilekçelerinde, takibe konu belgenin teminat olarak verildiğini, kesinleşmiş bir borç mutabakatının söz konusu olmadığını belirtip borca itiraz etmeleri üzerine takip durmuş, itirazın iptali için açılan davaya ise cevap vermemişlerdir.
Bu durumda Mahkemece yapılması gereken, davalı taraf defter ve belgeleri de incelenip tüm deliller birlikte değerlendirilerek, gerektiğinde davacının dayandığı yemin delili de hatırlatılarak teminat kapsamında bakiye alacak olup olmadığı varsa miktarı belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle kararın bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmamaktayım.