Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/8622 E. 2013/2752 K. 14.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8622
KARAR NO : 2013/2752
KARAR TARİHİ : 14.03.2013

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüs ve konut dokunulmazlığının ihlali suçundan sanık …’in yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.10.2008 gün ve 2008/194 Esas, 2008/203 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan … tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihi itibarıyla 16 yaşında olan ve şikâyetçi olması ve katılma talebinde bulunması üzerine hakkında kamu davasına katılma kararı verilen mağdurenin ve mağdureye atanan zorunlu vekilin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüsten kurulan hükmü temyiz etme hakları olduğu halde hükmü temyiz etmedikleri, mağdurenin 16 yaşında olması nedeniyle babası olan katılan …’in çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle bu suç nedeniyle kendi adına asaleten ve mağdure adına velâyeten davaya katılma ve temyiz … bulunmayıp, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan doğrudan zarar görmesi ve sadece bu suç nedeniyle davaya katılma ve temyiz … olduğundan katılan …’in çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüsten kurulan hükme yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin katılan …’in konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ve sanık müdafiin her iki suçtan kurulan hükme yönelik temyizi ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Uşak Devlet Hastanesinin 08.05.2008 tarihli mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin raporu ile Kütahya Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün 03.06.2008 tarihli mağdurenin olay nedeniyle beden veya ruh sağlığının bozulmadığına ilişkin raporu arasındaki çelişki giderilmemesi ve Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinden, bir çocuk psikiyatrisinin zorunlu katılımı ile Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre oluşturulmuş bir heyetten, mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alınmaması çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun yalnız “kendi altsoyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilmesine kadar”, “diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilerek 53/3. maddesine aykırılık yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak hüküm fıkralarında yer alan 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesi gereğince hükmedilen hak yoksunluğu ile ilgili bölümler hükümlerden çıkarılarak, bunların yerlerine “sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.