Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/8290 E. 2012/2335 K. 28.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8290
KARAR NO : 2012/2335
KARAR TARİHİ : 28.02.2012

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüsten sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 19.03.2008 tarih ve 2007/15 Esas, 2008/147 Karar sayılı hüküm sanık tarafından temyiz edilip, aynı Mahkemenin 16.07.2008 tarih ve 2007/15 Esas, 2008/147 Karar sayılı Ek Kararıyla temyiz talebinin reddine karar verilmesinden önce sanığın 01.07.2008 tarihli dilekçesi ile eski hale getirme talebinde bulunması, 5271 sayılı CMK.nın 42. maddesine göre temyiz başvurusuna ilişkin eski hale getirme talebinin Yargıtayca hükme bağlanması gerektiğinden, sanığın 01.07.2008 tarihli eski hale getirme talebinden sonra temyiz talebinin reddine ilişkin verilen 16.07.2008 tarihli hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu kabul edilerek, Mahkemenin 19.03.2008 gün ve 2007/15 Esas ve 2008/147 Karar sayılı Kararında, kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcının belirtilmemesinin Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine aykırı olduğu anlaşıldığından, sanığın 30.06.2008 havale tarihli temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın komşuları olan 14 yaşındaki mağdure … ‘ın okuluna gidip annesinin hasta olduğunu ve bu nedenle hastaneye götürmesi gerektiğini söyleyerek sınıfından çıkmasını istemesi ve aynı gün okul dağıldıktan sonra servisten inen mağdureye, evlerine götürmeyi teklif etmesi eylemlerinin hürriyetten yoksun bırakma suçunun elverişli hareketlerle işlenmesine ilişkin doğrudan doğruya icraya başlama olarak kabul edilemeyeceği, suçun işlenmesine yönelik önceden yapılan hilenin, icra hareketlerinin başlaması ya da tamamlanması halinde suçun nitelikli hali olarak kabul edilebileceği gözetilmeden, sanığın eylemlerinin hürriyetten yoksun bırakma suçuna teşebbüs olarak kabul edilip 5237 sayılı TCK.nın 109/2, 3-b, 5, 35/2 ve 43. maddeleri uyarınca hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.