YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15519
KARAR NO : 2013/5465
KARAR TARİHİ : 06.05.2013
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar … ve …’nun yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’in atılı suçtan beraatine, sanık …’un ise atılı suçtan mahkûmiyetine dair … 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 09.09.2008 gün ve 2007/1075 Esas, 2008/889 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık … ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
14.10.2007 tarihinde düzenlenen doktor raporlarına göre sanıkların eylemi gerçekleştirdiği sırada mağdurları basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek düzeyde yaraladıkları ve bu nedenle TCK.nın 110. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığının anlaşılması karşısında, bu hususta tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sanık …’in temyiz itirazlarıyla katılan vekilinin sair temyiz itirazların reddine,
Ancak;
Mağdurların aşamalarda alınan istikrarlı beyanları, doktor raporları, sanıkların tevil yollu ikrarı, mahkemenin kabulü ve tüm dosya kapsamına göre, sanık … ‘in diğer sanık … ile birlikte cebir ve tehdit kullanarak mağdurları arabaya bindirip gözlerini bezle bağladıktan sonra bir eve götürerek bir süre alıkoyduklarının anlaşılması karşısında, sanık …’in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken atılı suçtan beraatine karar verilmesi ve tek eylemle işlenmeyen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminin mağdur sayısınca suç oluşturacağı, sanık … hakkında 109/2, 109/3-b.f, maddeleri uyarınca iki kez hüküm kurmak gerektiği gözetilmeden, TCK.nın 43/2. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.