Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/237 E. 2012/2055 K. 23.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/237
KARAR NO : 2012/2055
KARAR TARİHİ : 23.02.2012

KARAR

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; müstehcenlik suçundan mahkûmiyetine dair Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.07.2008 gün ve 2006/281 Esas 2008/271 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılanlar …, …, … vekilleri ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi.
Mağdure … yönünden temyiz istemi bulunmadığı gibi O Yer Cumhuriyet Savcısının da temyiz dilekçesi içeriğinden mağdure Kadriye’ye yönelik eylemleri temyiz etmediği anlaşıldığından incelemenin diğer mağdurelere yönelik eylemlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığın nüfus ve adli sicil kaydı getirtilmeden hüküm kurulmuş ise de, bu kayıtlar Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi aracılığıyla( UYAP) temin edildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Mağdureler … ve … ile mağdur …’nin aşamalarda özde değişmeyen anlatımları, sanığın soruşturma aşamasındaki savunmalarıyla ana hatları bu savunmalarıyla uyumlu duruşmadaki beyanları ve dosya içeriğine göre, sanığın, mağdur …’yi bakkala gönderdikten sonra mağdureler … ve …’ye birlikte cep telefonundan bir bayanla bir erkeğin çırılçıplak görünümleri ve yatakta cinsel ilişkiye girme görüntülerini içeren bir video kaydı izlettiği, …’nin bakkaldan dönmesi ve mağdure …’nin …’ye de gösterecek misin? demesi üzerine ona da bu görüntüleri izlettiği, bir eliyle cep telefonunu tutarken mağdur …’nin omzuna koyduğu diğer eliyle onun yanağını okşadığı, mağdurları kimseye anlatmamaları hususunda birkaç defa uyarıp yemin ettirdiği, ayrılırken tüm mağdurları hem yanaklarından ve mağdureler …,… ’yi boyun kısımlarından da öperek gönderdiği, mağdure … ’nin bir iki saat sonra annesine anlatması üzerine olayın ortaya çıktığı, oluş mahkemece de bu şekilde kabul edildiği halde; sanığın çocuklara müstehcen görüntü göstermek eylemleriyle cinsel istismar niteliğindeki eylemlerinin birbirinden bağımsız gerçekleştirilen eylemler olup ayrı suçların konusu olduğu nazara alınıp sanığın, mağdurlar …, … ve …’nin ruh sağlıklarının bozulduğuna ilişkin 04.05.2006 tarihli raporlarında cinsel istismar eyleminden bahsedilmeyip müstehcen görüntülerin
-2-

kendilerine gösterilmesinin incelemeye konu edildiği, müstehcenlik suçu açısından mağdurun ruh sağlığının bozulması hususunun önem arz etmediği, mağdurların kendilerine karşı yapılan cinsel istismar eylemleri nedeniyle ruh sağlıklarının bozulup bozulmadığı hususunda usulüne uygun şekilde raporların alınması gerektiği de gözetilerek mağdureler …, … ve mağdur …’ye karşı her mağdur yönünden ayrı olmak üzere çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından, mağdureler … ve …’ye karşı TCK.nın 226/1-a, 43/2. maddeleri uygulanarak müstehcenlik suçundan, mağdur …’ye yönelik olarak ayrıca TCK.nın 226/1-a maddesi kapsamında müstehcenlik suçundan mahkûmiyeti yerine oluşa ve dosya içeriğine uymayan gerekçelerle yazılı şekilde zincirleme biçimde tek müstehcenlik suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
TCK.nın 226. maddesinde hapis cezası içeren her fıkrada suç teşkil eden eylemler farklı olarak belirlenip alt ve üst sınırları değişik hapis cezaları öngörüldüğü gözetilmeden TCK.nın 226. maddesinden hüküm kurulurken hangi fıkranın uygulandığının belirtilmemesi,
Sanık hakkında TCK.nın 226. maddesi uyarınca verilen 1 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanunun 43. maddesi uyarınca 1/3 oranında artırım yapılırken 1 yıl 12 ay hapis cezası yerine 1 yıl 9 ay hapis cezası belirlenip sonraki uygulamanın da bunun üzerinden yapılması suretiyle sanığa noksan ceza tayini,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılanlar …, … ve … vekillerinin ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.