YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4494
KARAR NO : 2013/8549
KARAR TARİHİ : 03.07.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.01.2013 gün ve 2011/76 Esas, 2013/7 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya içerisinde yer alan mağdurenin günlüğünden alınan suretlere, mağdurenin olayın ortaya çıkmasının hemen sonrasında alınan samimi beyanlarına ve sanık savunmalarına göre, mağdurenin sanığı sevdiği ve sanığın herhangi bir cebir, tehdit ve hilesi olmaksızın onunla birden fazla cinsel ilişkiye girdiği, mağdurenin sanığa başka bir kişi ile cinsel ilişkiye girdiğini anlatması üzerine sanığın mağdureden ayrılarak mağdure ile olan arkadaşlığını sona erdirdiği, sonrasında mağdurenin sanık haricinde başkaca kişilerle de cinsel ilişkiye girdiği, nitekim temyiz dışı sanıklar …, …, … ve …’ün mağdure ile cinsel ilişkiye girdikleri, temyiz dışı sanık …’ın bu ilişkiyi kız arkadaşı olan temyiz dışı sanık …’ya anlatması üzerine … aynı okulda öğrenim gören mağdure ile kavga etmesi ve kavga sebebinin mağdurenin öğretmenleri ve okul idaresince öğrenilmesi üzerine olayın ortaya çıktığı, mağdurenin soruşturma sırasındaki aksi beyanlarına rağmen İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 30.01.2012 tarihli sanığın eylemi nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin raporun hazırlanma sürecinde aynı Kurumca yapılan 11.01.2012 tarihli muayenesinde mağdurenin, sanık ile olan ilişkisinin zorla olduğunu belirttiği, ruh sağlığındaki bozulmanın maruz kaldığı eylem nedeniyle mi yoksa olay sonrasında mağdurenin sanıkla arkadaşlığının sona ermesinin veya sanık haricinde başkaca kişilerle cinsel ilişkiye
girmesi ve olayın ortaya çıkış şekli nedeniyle mi oluştuğunun ya da cinsel istismar ile ruh sağlığının bozulması arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının kesin olarak tespit edilemediği gözetilmeden sanık hakkında TCK.nın 103/6. maddesinin tatbikiyle mahkûmiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.