YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13335
KARAR NO : 2021/15409
KARAR TARİHİ : 20.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ile … 14. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl dava, … sözleşmesinden kaynaklanmış olup, akdin ifayla sonuçlanması sebebiyle teminat mektuplarının iadesi istemine, birleşen dava ise kooperatif konutlarındaki ayıp ve eksik işlerden dolayı kooperatif üyelerine ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekilince asıl dava … 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 11/10/2012 tarihinde açılmış olup mahkemece 2012/257 E.- 2014/8 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 04.03.2015 tarih, 2014/2753E. – 2015/1149 sayılı kararıyla davacının bir kısım temyiz itirazlarının reddine,bir kısım temyiz itirazları yönünden ise hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrası dosya 2015/612 E. numarası ile yargılamaya devam edilmiştir.
Davacı karşı davalı tarafından … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 20/11/2015 tarihinde açılan dava da mahkemece 04/10/2016 tarihinde , aradaki fiili ve hukuki bağlantı nedeniyle bu dosyası ile … 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/612 Esas sayılı dava dosyasının birleştirilmesine, yargılamaya … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/612 Esas sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir.
… 1. Asliye Ticaret Mahkemesince, davanın yasal dayanaklarının 6098 sayılı TBK’ da düzenlenen … Sözleşmesi hükümleri olduğu dolayısıyla mutlak ticari davanın söz konusu olmadığı ,dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı …’nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra “Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.” hükmü ile de nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapıldığı, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerektiği, dosya davalısı ve birleşen dosya davacısı S.S. … Koop. … Evleri Konut … Kooperatifi ‘nin dolayısı ile davanın taraflarından birinin tacir sıfatına haiz olmadığı bu hususlar göz önüne alındığında dava ve birleşen davanın …’ un 4. maddesinde düzenlenen nispi ticari dava niteliğinde de olmadığı ve Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
… 14. Asliye Hukuk Mahkemesince, davacısı … İnşaat Taah. A.Ş., davalısı S.S. … Koop…. Evleri Konut … Kooperatifi olan asıl davanın 11.10.2012 tarihinde açılmış olduğu, 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bu davada verilen 22.01.2014 tarihli karar ile davanın reddine karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz incelemesini yapan Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 04.03.2015 tarihinde verdiği ilam ile kararın bozulduğu, bozma üzerine mahkemesince yargılamaya devam olunduğu, bu durumda Yargıtay incelemesinden geçerek devam olunan ve tüm deliller toplanarak uzun süre devam eden yargılamada Yargıtayca göreve ilişkin bir bozma yapılmamasına rağmen sonradan verilen görevsizlik kararı usul ve yasaya uygun görülmediği, dava tarihi ve yargılama süreci itibariyle görevli mahkeme Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
6102 sayılı …’nın 16/1. maddesinde de bütün ticari şirketler tacir olarak sayılmış, İkinci Kitabın “Ticari Şirketler” i düzenleyen Birinci kısımda yer alan 124/1. maddesinde de 136. maddesi hükmü aynen tekrar edilerek ticari şirketlerin kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibaret olduğu belirtilmiştir. Görüleceği üzere, Kooperatifler Kanunu yürürlükte olmasına karşın yeni …’nda da kooperatiflerin ticaret şirketi olduğu açık bir biçimde hüküm altına alınmıştır.
Türk Ticaret Kanunu bakımından ticaret şirketleri arasında sayılan kooperatiflerle ilgili ana düzenleme şüphesiz ki 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’dur. Bu Kanunun 3. maddesinde kooperatif ve şubelerinin ticaret siciline tescil olunacağı, 7. maddesinde kooperatifin ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanacağı, 98. maddesinde de bu Kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda …’daki anonim şirketlere ait hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu düzenleme nedeniyle …’nın özellikle anonim şirketlere ilişkin hükümleri ile 1163 sayılı Kanuna aykırı olmayan birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye ilişkin hükümlerinin kooperatiflere uygulanacağı ve kooperatiflerin de defter tutmak zorunda olduğu açıktır. Ayrıca 99. maddesinde tarafı olduğu hukuk davalarının ticari dava sayılacağı düzenlendiği gibi ../…
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 179. maddesindeki düzenleme uyarınca kooperatiflerin iflasa tabi oldukları da gözden kaçırılmamalıdır. Yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde kooperatiflerin ticaret şirketi ve tacir olduğu açıkça görülmektedir. Bu açık kanun hükümleri karşısında ticaret siciline tescili zorunlu olan, ancak bu şekilde tüzel kişilik kazanabilen, ticari defterler tutan, ortaklarının sermaye koyma borcu bulunan, şirketler ile birlikte düzenleme yapılıp birleşme, bölünme ve tür değiştirme şartları düzenlenen ve iflasa tabi olan kooperatifin ticaret şirketi ve tacir sayılmaması mümkün değildir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, kooperatifler tek amacı kâr elde etmek olmamakla birlikte, ortaklarının ekonomik menfaatlerini geliştirmeyi amaçlayan ticari birer ortaklıktır. Kooperatiflerin kârlılık ilkesini büsbütün bir kenara bıraktıkları da söylenemez, aksi takdirde varlıklarını sürdürmeleri beklenemez. Kâr elde edilip bunun ortakları arasında paylaşılıp paylaşılmadığı, diğer bir deyişle ne şekilde tasarruf edildiği kooperatifin amacının ekonomik olduğu gerçeğini değiştirmemektedir. Kooperatif şirketinin …’nın 124. maddesinde şahıs ve sermaye şirketleri arasında gösterilmemiş olması da kanunun açık lafzı karşısında kooperatifin ticaret şirketinin sayılmasına engel değildir.
Öğretide de, Kooperatifler Kanunu’nun 1. maddesinde 2004 yılında yapılan değişiklik ile kooperatifin tacir olup olmadığı hususundaki tartışmanın noktalandığı ve kooperatifin şirket niteliğinde bulunduğunun vurgulandığı, 6102 sayılı …’nın 124/1. maddesi ile de ticaret şirketi niteliğinde olduğunun bir kez daha teyit edildiği , kooperatifin tacir sayılmayacağı yönündeki yorumun kanuna aykırı bir yorum faaliyeti olduğu, 07.11.1945 gün ve 1944/8 E., 1945/14 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararında da tespit edildiği üzere kooperatifin “… ticari işletme işletip işletmediğinden bağımsız olarak (hukuki) şekli (kalıbı) dolayısıyla tacir…” olduğu ifade edilmektedir. Hâl böyle olunca, eldeki davaya bakma görevi 6102 sayılı …’nın 4/1. maddesi uyarınca ticaret mahkemesine ait olup, davanın … 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddesi gereğince gereğince … 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 16/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.