YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11253
KARAR NO : 2022/61
KARAR TARİHİ : 10.01.2022
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, 30.07.2004 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının geride kalan haksahiplerine bağlanan gelirlerin 506 sayılı Kanunun 10 ve 26. maddesi uyarınca rücûan tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5510 sayılı Yasa’nın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesiyle yeniden getirilen “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tazmin hükmünün, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gözetildiğinde davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 10. ve 26. maddeleridir. 506 sayılı Kanunun 10. maddesinde, sigortalının çalıştırılmaya başlandığının süresi içinde kuruma bildirilmemesi halinde kuruma bildirilmeyenler için iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde gerekli sigorta yardımlarının kurumca sağlanacağı, ancak, sağlanan bu yardımların ve yapılan masrafların bağlanan gelirlerin aynı yasanın 26. maddesinde yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın işverene ayrıca ödettirileceği öngörülmüştür. 10. madde koşullarının oluştuğunun anlaşılması halinde; işverenin, tarafların kusur oranı gözetilmeksizin belirlenen ilk peşin sermaye değeri ve yapılan ödemelerden, Borçlar Kanununun 43. ve 44. maddeleri uyarınca sigortalının kusurunun % 50’sinden az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak, kurum zararından sorumlu olması gerektiği, Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları gereğidir.
İnceleme konusu dosyada; 30.07.2004 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödenen gelirin tahsilinin istenildiği, davanın kabulüne dair ilk karar Dairemizin 2015/16489 Esas, 2017/5537 Karar sayılı, 06.07.2017 tarihli kararı ile, 506 sayılı Kanunun 10. madde şartlarının irdelenmesi, dahili davalılar …, … ve …’ın 10. maddenin irdelenmesi kapsamında işveren vekili olup olmadıklarının yöntemince araştırılması gerektiği yönlerinden bozulduğu, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hükmüne uyulan bozma ilamı kapsamında ilgili yönetim kurulu kararı da ticaret sicil müdürlüğünden celp edilerek …, … ve …’ın şirketi temsil ve ilzama yetkileri bulunup bulunmadığı, bu yönde imza yetkisinin anılan kişilerden hangisi ve hangilerine ait olduğu hususu araştırılıp, temsile ilişkin yönetim kurulu kararları ticaret sicil gazetesiyle birlikte celp edilip incelenmeli,
Kabule göre de; 506 sayılı yasa 10.maddenin varlığı mahkemece kabul edildiğine göre, kendilerine kusur izafe edilmeyen … ve …’ın işveren vekili olduğunun belirlenmesi halinde kusurları aranmaksızın 10. Madde yönünden şirketle beraber müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağının değerlendirilmemesi yerinde görülmemiştir.
Ayrıca hükmü temyiz etmeyen davalılar yönünden kurum lehine usuli kazanılmış hakkın oluştuğu gözetilmelidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin ve bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.01.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.