Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/13595 E. 2013/3047 K. 20.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13595
KARAR NO : 2013/3047
KARAR TARİHİ : 20.03.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı (iki kez) ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (iki kez) suçlarından sanıklar … ve …’in yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.10.2011 gün ve 2009/318 Esas, 2011/245 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Hükmedilen ceza miktarları nazara alınarak sanık … müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi gereğince REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilmekle gereği düşünüldü:
Adli Tıp Kurumu Kanununun 7. maddesinin ihtisas kurullarında görev alacak uzmanların kimlerden oluşacağını düzenlediği, buna göre Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun bir başkan, iki adli tıp uzmanı olmak üzere ayrıca çeşitli dallarda yedi ayrı uzmandan oluşacağının belirlendiği, ihtisas kurulunun çalışma esaslarının ise aynı Kanunun 23. maddesinde düzenlendiği, ihtisas kurullarının başkanın başkanlığında işin niteliğine göre en az dört üye ile toplanmasının yeterli olup, 27.04.2011 tarihli 6. İhtisas Kurulu raporunu düzenleyenler arasında işin uzmanı çocuk ve ergen psikiyatri uzmanı ile bir Adli Tıp uzmanının da bulunduğu, heyetin oluşumunun Kanuna uygun olduğu ve raporun düzenlenmesi sırasında heyette iki adli tıp uzmanının bulunmasının zorunlu olmadığı anlaşıldığından, bu hususlara ilişkin tebliğnamedeki bozma isteyen düşüncelere katılınmamıştır.
Sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikat yapılmış bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan mahkûmiyet hükümlerinin ONANMASINA,
Sanıklar haklarında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdure ile ilgili olarak İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 27.04.2011 günlü, 1704 sayılı raporda mağdurenin 30.08.2008 ve 15.06.2009 tarihlerinde mağduru bulunduğu nitelikli cinsel istismar olayı nedeniyle depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu gelişmesi nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun bildirildiği, ancak raporda mağdurenin iki ayrı tarihte meydana gelen olaylardan hangisine bağlı olarak ruh sağlığının bozulduğu veya her iki olay sebebiyle ruh sağlığının ayrı ayrı bozulup bozulmadığı hususlarında bir açıklık bulunmadığından, dava dosyasının ve gerek görülürse mağdurenin İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna gönderilerek 30.08.2008 ve 15.06.2009 tarihlerinde gerçekleşen suçlardan hangisinden dolayı ruh sağlığının bozulduğu, mağduru bulunduğu her iki suç nedeniyle ayrı ayrı ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususlarında açıklayıcı rapor aldırıldıktan sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken mevcut raporla yetinilmek suretiyle eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
15.06.2009 tarihinde meydana gelen ikinci eylemde 16 yaşı içerisinde bulunan mağdureye karşı işlenen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunda kullanılan tehditin suçun kanuni unsuru olduğu gözetilmeksizin her iki sanık hakkında TCK.nın 103/2. maddesi gereğince tayin edilen temel ceza üzerinden koşulları oluşmadığı halde aynı Kanunun 103/4. maddesi ile artırım yapılması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.