YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11299
KARAR NO : 2013/3042
KARAR TARİHİ : 20.03.2013
Basit cinsel saldırı suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 09.06.2009 gün ve 2008/499 Esas, 2009/264 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK.nın 31/2. maddesine göre, 12-15 yaş grubunda bulunan çocuk sanığın cezai sorumluluğunun olabilmesi için işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını anlama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunması gerektiği, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesine göre anlama ve yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığını takdir yetkisinin münhasıran mahkemeye ait olduğu, 35/1. maddesine göre mahkemenin çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren sosyal inceleme raporu tanzim ettirebileceği, bu raporun bağlayıcı olmadığı ancak mahkemenin takdirinde göz önünde bulundurulacağı, 35/3. maddesine göre de böyle bir sosyal inceleme yaptırılmaması halinde gerekçesinin kararda gösterileceğinin belirtildiği, suç tarihinde 12 yıl 11 aylık olan sanıkla ilgili 01.04.2008 tarihli psikiyatri uzmanı tarafından verilen raporda fiili anlama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunduğunun belirtilmesine karşın, 5395 sayılı ÇKK.nın 35. maddesine çocuk gelişim uzmanı tarafından yapılan sosyal inceleme sonucunda düzenlenen raporda “sanığın eylemde bir suçunun olmadığı, yaptığı olayı psikiyatrik bozukluktan dolayı yaptığı, yaşadığı olaylardan ders aldığı, ilacı bitince tekrar aynı olayları yapabileceği saptanmıştır” denilmesi karşısında, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği, 5395 sayılı Kanuna göre sorumluluk yeteneğini mahkemenin takdir etmesi esas olmakla birlikte ihtiyaç halinde istenecek ve değerlendirmede dikkate alınacak raporun sosyal inceleme raporu olduğu, dosyamızda alınmış bulunan sosyal inceleme raporunda ise çocuk sanığın sorumluluk yeteneğinin bulunmadığının belirtildiği, mahkemece ihtiyaç duyulması nedeniyle alınan rapordaki tespite rağmen neden bu rapora itibar edilmediğini gösteren herhangi bir gerekçe bulunmadığı ve bu rapora itibar edilmeme gerekçesinin tartışılmadığı anlaşıldığından, yerinde görülen psikiyatri uzmanı raporuna itibar gerekçelerinin tartışılması, tereddüt halinde daha ayrıntılı bir sosyal inceleme raporu alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği halde, eksik araştırma ile hükme varılması,
Uygulamaya göre de;
Sabıkasız olup aşamalardaki samimi anlatımlarında atılı suçu işlediğini kabul ederek pişman olduğunu bildiren sanık hakkında TCK.nın 62 ve 51. maddeleri ile CMK.nın 231. maddesinde düzenlenen kanuni koşulların oluşup oluşmadığı tartışılmaksızın dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçelerle anılan maddelerin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.