Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/2249 E. 2012/2249 K. 27.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2249
KARAR NO : 2012/2249
KARAR TARİHİ : 27.02.2012

Zorla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; ırz ve namusa tasaddide bulunma ve kaçırma suçlarından mahkûmiyetine dair Afyonkarahisar Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04.05.2006 gün ve 2006/62 Esas, 2006/242 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kaçırma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin yapılan incelemesi neticesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında ırz ve namusa tasaddide bulunma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki anlatımları, 05.01.2005 tarihli olay yeri inceleme raporu, mahkemece yapılan keşif, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğinden, olay günü öğle üzeri minibüsten inen sanığın, okula gitmekte olan mağdureyi, etrafın tenha olmasından yararlanarak kucaklayıp zorla 183 m. kadar ileride bulunan kuytu bir yere götürdüğü, orada yere yatırarak elini mağdurenin alt tarafına atıp pantolununu dizlerine kadar indirdiği, mağdurenin karşı koyması, direnmesi ve bağırması üzerine, bağırtının duyulabileceğini düşünen sanığın, mağdurenin direnmesi ve bağırması biçimindeki engel nedenlerle ırza geçmeye yönelik eylemini tamamlayamayacağını anlayıp, mağdureyi bırakarak oradan kaçtığının anlaşılması karşısında, sanığın bu eyleminin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.nın 414/2 ve 61. maddelerine uyan zorla ırza geçmeye eksik teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek, suç vasfında yanılgıya düşülüp yazılı şekilde tasaddiye teşebbüsten hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 27.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.