Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2019/3444 E. 2021/7533 K. 26.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3444
KARAR NO : 2021/7533
KARAR TARİHİ : 26.10.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki haksız hacizden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı tarafından müvekkilleri aleyhine ….İcra Müdürlüğünün 2013/2975 sayılı takip dosyası ile yapılan kambiyo senetlerine mahsus takibin…İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/252 esas sayılı dosyasından verilen karar ile iptal edildiğini, alacaklı tarafından icra takibinin başlatılması ile …. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/137 D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını ve 06.03.2013 tarihinde ve bu tarihi izleyen muhtelif tarihlerde müvekkili şirkette bulunan tüm menkullerin haczedilerek muhafaza altına alındığını, müvekkili şirketin fiilen çalışamaz hale geldiğini, bunun üzerine …. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2013/3372 esas, 2013/248 karar sayılı kararı ile 100.000,00 TL nakit veya teminat mektubu karşılığında ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını ve 25.03.2013 tarihinde müvekkili …’a menkulların teslim edildiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak müvekkili şirketin mallarının haczi ve muhafaza altına alınması nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, ihtiyati haciz kararının icra takibine konu yapıldıktan sonra itiraz üzerine kaldırılması halinde bu ihtiyati haciz kararı nedeniyle borçlunun oluşan zararını ihtiyati haciz kararını aldıran kişinin tazmin etme zorunluluğu olduğu, maddi tazminata yönelik alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, davacı şirketin iş yerinde ve davacı asılın evinde uygulanan hacizler ve eşyaların muhafaza altına alınması işlemlerinin davacılar yönünden manevi ızdırap oluşturacağı gerekçesiyle davanın maddi tazminat yönünden kabulüne, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerekçeye, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Haksız hacze dayalı manevi tazminat istemi 6098 sayılı TBK’nun 58. maddesinden kaynaklanan bir sorumluluk olup kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu nedenle de haciz yaptıran kişinin takipte veya haciz işleminde kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamaz.
Somut davada, taraflar arasındaki hukuki ilişki itibariyle davalının davaya konu haciz işleminde kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğundan söz edilemez. Şu halde; tüm bulgular birlikte değerlendirildiğinde manevi tazminatın şartları oluşmadığından davacının manevi tazminat talebinin reddi gerekirken manevi tazminat talebinin kısmen kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 26/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.