Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/6162 E. 2021/14585 K. 22.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6162
KARAR NO : 2021/14585
KARAR TARİHİ : 22.11.2021

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
No : 2020/447-2021/511
Feri Müdahil : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı adına Av. …

İlk Derece
Mahkemesi : İnegöl İş Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, davacının, davalı işverene ait iş yerinde 01/07/2010 tarihinde çalışmaya başladığını ve iş kazası geçirdiği 10/12/2015 tarihine kadar en son aylık 3.000,00 TL ücretle çalıştığını ancak çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini belirterek bu tarihler arasında davalıya ait iş yerinde geçen hizmetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili, taş ve parke döşeme ustası olan davacının inşaat ve çevre düzenleme işlerinde götürü iş almak sureti ile kendi nam ve hesabına çalıştığını ve götürü olarak aldığı iş esnasında davalı yetkililerinin bilgisi ve rızası dışında forklifti kullanarak kazaya sebebiyet verdiğini, hizmet akdi ile çalışmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Feri müdahil Kurum vekili, davanın reddini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile; davacının, davalı nezdinde 01/07/2010-22/04/2015 ve 01/06/2015-10/12/2015 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının, hüküm altına alınan tarih aralıklarında davalı işverene ait 1127627.016 sicil numaralı iş yerinde hizmet akdine dayalı fiili çalışma iddiasının dinlenen tanık beyanları ve toplanan diğer deliller ile doğrulanması, davalı işveren tarafından ek aylık prim ve hizmet belgeleri ile bildirimi yapılmış olan 28/09/2015-10/12/2015 tarihleri arasındaki hizmetlerin infaz aşamasında Kurumca nazara alınarak dışlanmasının mümkün ve gerekli olması, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının, hüküm altına alınan tarih aralıklarında, davalı işverene ait iş yerinde hizmet akdi ilişkisine dayalı olarak ve sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte çalıştığının kanıtlandığının anlaşıldığı gerekçesi ile davacı ile davalı ve feri müdahilin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı işveren vekili, taraflar arasında hizmet akdi bulunmadığını, davacı tanıklarının bordro tanığı niteliğinde olmadığını, dava dışı işyerinden bildirimi bulunduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
Feri müdahil Kurum vekili, tanık anlatımlarına dayalı olarak eksik inceleme ve araştırma ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79. ve 5510 sayılı Kanunun 86. maddesi olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Eldeki dosyada, davacının 23/04/2015-31/05/2015 tarihleri arasında çalışmasının dava dışı işyerinden, 28/09/2015-10/12/2015 tarihleri arasındaki hizmetinin Kurum tarafından yapılan denetim üzerine davalı adına tescilli 1127627 işyerinden bildirildiği, davacının 10/12/2015 tarihinde davalı işveren adına kayıtlı forklifti kullanırken kaza geçirdiği, Kurum tarafından 09/04/2018 tarihli raporla olayın iş kazası olduğunun kabul edildiği, mahkemece bordroda kayıtlı bir kısım sigortalıların dinlendiği, ancak tespiti istenen dönemin tamamını ispatlayacak şekilde tanık beyanı bulunmadığı halde yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, dönem bordrosunda kayıtlı tanıkların beyanı ile doğrulanan 2012/2 sonrasına dair yapılan araştırma yeterli ve varılan sonuç yerinde ise de; 01/07/2010 ile 2012/2 dönemine ilişkin hizmet tespiti iddiasını doğrulayan tanık beyanı veya delil bulunmadığından, bu dönem bakımından davacının çalışmasının varlığına yönelik kayıtlı bordro tanıklarının beyanlarına başvurulmalı, anılan dönemdeki çalışma olgusu hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenip, tüm deliller değerlendirilerek oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.