YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5838
KARAR NO : 2021/12308
KARAR TARİHİ : 12.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 556 sayılı KHK’ya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Sanık hakkında temel ceza belirlenip, TCK’nun 43/2. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra TCK’nun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 1 yıl 15 gün hapis yerine 12 ay 15 gün hapis olarak belirlenmesi sureti ile eksik cezaya hükmedilmesi,
2-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7. maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik CMK’nun 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
3- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, (1) numaralı bozma yönünden CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 12/10/2021 tarihinde heyetimizden Sn. … ve …’ün arama kararının usulsuz olduğuna ve sanığın beraatine yönelik karşı oyları ve oyçokluğuyla karar verildi.
(K.D) (K.D)
KARŞI OY
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 119. maddesi; “Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler. Ancak, konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir.” şeklindedir.
Somut olayda Hakim kararı, Cumhuriyet Savcısının talimatı veya kolluk amirinin yazılı emri olmadan sanığın aracı aranmış ve suç delillerine ulaşılmıştır. Arama yapıldıktan sonra Cumhuriyet Savcısına bilgi verilmiş olması usulsüz yapılan aramayı geçerli kılmaz. Ceza Muhakemesi Kanununun 119/1 maddesine uymayan bir şekilde sanığın aracının aranması usulsüz olduğu için, usulsüz arama neticesinde ele geçen deliller yasak niteliğinde olup soruşturma ve kovuşturma aşamasında delil olarak değerlendirilemeyeceğinden, ele gecen yasak delillerden başka sanığın cezalandırılmasına yeter delil elde edilemediğinden sanığın beraatına karar verilmesi gerekir. Bu nedenle aramanın usule uygun olduğunu kabul eden sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum.