YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15139
KARAR NO : 2013/3128
KARAR TARİHİ : 21.03.2013
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve mala zarar verme suçlarından sanık …, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar … ve … ile kasten yaralama suçundan sanık …’nun yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Kula Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 13.05.2009 gün ve 2007/156 Esas, 2009/96 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar …ve … müdafileri ile sanıklar …. ve … tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve mala zarar verme, sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ceza tayin edilirken sanık …’ın suçu işleyiş biçimi, güttüğü amaç ve saik ile oluşa göre anılan sanık hakkkında eylemi ile orantılı şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmemesi, sanık …’ın bu suçu cinsel amaçla işlediğinin, sanıklar … ve …’in bu suça asli fail olarak katıldıklarının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında TCK.nın 109/5. maddesi gereğince cezalarında arttırım yapılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK.nın 53/1. maddesi gereğince uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan velâyet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca TCK.nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin hükümlerden çıkartılarak, yerlerine “Sanık hakkında TCK.nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkrası ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri eleştiri dışında usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz İtirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdure …’nin hürriyeti kısıtlanarak, sanık … tarafından işletilen tesise getirilmesinden sonra, mağdurenin tesisin tuvaletinden polisi arayıp yardım istediği, mağdurenin bulunduğu yere dosyada tanık olarak da dinlenilen …’ın eşi … ile … ve …’in geldiği, …’ın mağdure ile konuşması üzerine mağdurenin tuvaletten çıkmaya ikna olduğu, mağdurenin tuvaletten çıktıktan sonra, …’ın mağdurenin kolundan tutup tekrar götürmeye çalışması üzerine olay yerine gelen sanık …’ın, kardeşi …’a “yeter artık senin yaptıkların” deyip elle vurup basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralayarak, mağdureye tekrar saldırılmasını ve onun götürülmesine engel olmaktan ibaret eylemde; başkasına ait hakka yönelmiş, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı şekilde defetme zorunluluğu ile işleme olgusu mevcut olduğundan, sanık hakkında TCK.nın 25/1. maddesinin uygulama şartları bulunduğu halde yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.