YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/22489
KARAR NO : 2021/9739
KARAR TARİHİ : 06.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece maddi ve manevi tazminat isteminin kabulü ile 284.714,00 TL maddi tazminat ile 7.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02/06/2003 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline ilişkin olarak verilen hüküm; davalı vekilince temyizi üzerine Yargıtay ….Hukuk Dairesinin 98/12/2016 tarihli ve 2016/9444 esas, 2016/11332 karar sayılı ilamı ile davalının diğer temyiz itirazları reddedilerek, “kazanın 02/06/2003 tarihinde gerçekleştiği, davacı vekilince ıslah talebinin 14/07/2009 tarihinde yapıldığı, 26/10/2009 tarihinde ıslah harcının yatırıldığı, ıslah dilekçesinin davalı … Bakanlığına tebliğ edilmemiş olduğu, ancak davalı … vekilince 15/07/2009 tarihinde ıslaha karşı zamanaşımı def’inde bulunulduğu, davaya konu trafik kazası sonucunda davacı malul olacak derecede yaralanmış olup, eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK’nın 459/2 maddesi delaletiyle 102/4 maddesinde öngörülen ceza zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu, buna göre davada, kaza tarihiyle ıslah tarihi arasında uzamış ceza zamanaşımı süresinin de dolduğu, hâl böyle iken, mahkemece ıslahla artırılan kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi” gereğine işaret edilerek bozulmuş ve davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 09/11/2017 tarihli ve 2017/2037 esas, 2017/10359 karar sayılı ilamı ile karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 02/06/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ıslahla artırılan kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine, manevi tazminat isteminin kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 02/06/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ilişkin olarak verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 13/10/2020 tarihli ve 2020/994 esas, 2020/3369 karar sayılı ilamıyla bu kez de, davalının kesinleşmiş yönlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar verilerek “kaza 02/06/2003 tarihinde meydana gelmiş, davacı zararını Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 18/06/2008 tarihli maluliyet raporuyla 30/10/2008 tarihli duruşmada öğrenmiş
olup, 2918 sayılı Kanunun 109. maddesinin 1. fıkrasındaki 2 yıl ve aynı maddenin 2. fıkrasındaki 10 yıllık süre geçmeden tazminat miktarını 14/07/2009 tarihli ıslah dilekçesiyle artırmış ve 26/10/2009 tarihinde ıslah harcını yatırmıştır. Her ne kadar Yargıtay … Hukuk Dairesi bozma ilamında olay tarihinden itibaren 5 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin geçtiğinden bahisle ıslahla artırılan kısmın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği belirtilmiş ve mahkemece de bozmaya uyularak ıslahla artırılan kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; Yargıtay … Hukuk Dairesi bozma ilamında 2918 sayılı Kanunun 109. maddesinin 2. fıkrasındaki 10 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınmamış, bu durum Dairemizce maddi hata olarak değerlendirilmiştir. Maddi hata, bozmaya uyulmakla oluşan usuli kazanılmış hakkın istisnalarından olup, kararın davacı yararına bozulmasına engel teşkil etmeyecektir. Şu halde; mahkemece davacının maddi tazminat isteminin kabulüne yönelik ilk kararı usul ve yasaya uygun olmakla, Yargıtay … Hukuk Dairesinin maddi tazminat isteminin ıslahla artırılan kısmını zamanaşımı yönünden bozması maddi hataya dayandığından, usuli kazanılmış hak teşkil etmeyecektir. Davacının ıslahla artırdığı maddi tazminat istemi yönünden Yargıtay … Hukuk Dairesi bozma ilamına uyularak verilen ret kararı usul ve yasaya uygun düşmediğinden, kararın bozulması gerekmiştir” şeklindeki gerekçe ile tekrar bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Dairemizin 24/03/2021 tarihli ve 2021/212 esas, 2021/1402 karar sayılı ilamı ile karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 284.714,00 TL nin 02/06/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat yönünden evvelce verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya temyiz incelemesi için Dairemize gönderilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373. maddesinin 6. fıkrasında yer alan düzenlemeye göre “Davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi, her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır.”
O hâlde, anılan hüküm uyarınca yerel mahkeme kararının temyiz incelemesi Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna ait bulunaktadır.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı Kanun’un 373. maddesinin 6. fıkrası uyarınca temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine, 06/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.