Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/4922 E. 2021/9974 K. 04.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4922
KARAR NO : 2021/9974
KARAR TARİHİ : 04.10.2021

MAHKEMESİ : Mersin Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında Mersin Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiş olup, bu kez davacı Hazine vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmekle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin ek kararıyla, temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, bu ek karar davacı Hazine vekilince temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, … İli … İlçesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında … Mahallesi çalışma alanında bulunan 105 ada 147 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, ancak bu taşınmazın taşlık ve çalılık niteliğinde olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Davalı, taşınmazı dayısı … ’dan satın aldığını ve eklemeli olarak 20 yılı aşkın süredir zilyetliğinde bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine, … İli … İlçesi … Mahallesi 105 ada 147 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin raporu doğrultusunda tespit gibi tesciline karar verilmiş, hükmün davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı Hazine vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın kabulü ile … İli … İlçesi … Mahallesi 105 ada 147 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile … adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın üzerinde bulunan erik bahçesinin davalı …’e ait olduğunun 3402 sayılı Kanun’un 19. maddesi gereğince muhdesat olarak beyanlar hanesine gösterilmesine karar verilmiş, davacı Hazine vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi tarafından ek kararıyla, davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin HMK 362/1-a maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle reddine karar verilmiş ve iş bu ek karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Anayasa’nın 36. maddesinin 1. fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi ile “Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.” hükmü getirilmiştir. Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Dava, kadastro tespitine itaraza ilişkindir.
Yukarıda açıklandığı üzere, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde Mersin Kadastro Mahkemesinin 2016/182 Esas 2016 /279 Karar sayılı 14.10.2016 tarihli karara karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulabileceği kabul edilmelidir.
Her ne kadar davacı Hazine vekilinin temyiz başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi ek karar ile reddedilmiş ise de yukarıda açıklandığı şekilde karar kesin nitelikte olmadığından, istinaf ve temyiz incelemesine tabi olduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararının kaldırılmasına karar verilerek esas yönünden temyiz incelemesi yapılmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre, davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararın 6100 sayılı HMK’ nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 04.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.