Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/4226 E. 2021/2699 K. 04.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4226
KARAR NO : 2021/2699
KARAR TARİHİ : 04.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.11.2012 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrmisil istenmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.12.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, mülkiyet hakkına dayanan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, sulh hukuk mahkemesine verdiği dilekçede müvekkilinin 7785 ada 11 parsel sayılı taşınmazı 02.07.2012 tarihinde satın aldığını, davalının oturmakta olduğu taşınmazın tahliyesi için davalıya ihtarnameler çekildiğini, davalının ihtarlara karşı konutları tahliye etmediğini, biriken kira bedellerini de ödemediğini ileri sürerek davalının taşınmazdan tahliyesini ve kira bedellerinin tahsilini talep ve dava etmiş, 30.04.2013 havale tarihli dilekçesinde davalı yan ile müvekkili arasında kira ilişkisinin bulunmadığını dava dilekçesinde de davanın haksız yere kullanılan taşınmazdaki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkin olduğunu açıklamıştır.
Davalı vekili, taraflar arasında yazılı veya sözlü kira sözleşmesi bulunmadığını, müvekkilinin taşınmazda oturmadığını ve taraflar arasında mülkiyet ihtilafı bulunduğunu, buna ilişkin davanın Pendik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/504 Esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
İhbar olunanlar … ve …, davacının kiracısı olmadıklarını, davacının hukuka aykırı bir şekilde taşınmazın maliki olduğunu taraflar arasında mülkiyet ihtilafı bulunduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesince, yanlar arasında kira ilişkisinin bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesince görevsizlik kararının onanmasına karar verilmiş, dosya talep üzerine asliye hukuk mahkemesine gönderilmiştir.
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulü ile, davalı …’ın taşınmazı yargılama sırasında boşaltmış olduğundan, elatmanın önlenmesi hususunda karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile, 800,00TL’nin davanın açıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 683. maddesi uyarınca bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir. Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi için dava konusu edilen taşınmazlara davalının mülkiyet ya da sınırlı bir ayni hakkının veya tahsisten kaynaklanan kişisel bir hakkının bulunup bulunmadığının saptanması, davalının korunmaya değer herhangi bir hakka dayanmaksızın el atıp atmadığı hususunun duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması gerekmektedir
Hukuk mahkemesinde, görülen bir davanın incelenmesi ve sonuçlandırılması, başka bir mahkemenin görevi içindeki bir hususun çözümüne bağlı ise; o hususun görüldüğü davanın sonuçlanmasını, kendisi için bekletici sorun yapabilir.
Görülmekte olan bir davanın sonuçlanmasını başka bir davada bekletici sorun yapılabilmesi için iki şartın gerçekleşmesi gerekir.
a- Bekletici sorun yapılacak davanın başka bir mahkemede görülmekte olması,
b-İki dava arasında bağlantı bulunması.
Davalardan biri hakkında verilecek kararın, diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde iki dava arasında bağlantı varsayılır ve biri diğeri için bekletici mesele yapılır.
Somut olayda; mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davalı yan taşınmazın mülkiyetinin ihtilaflı olduğunu ve İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/504 Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine tapu iptali ve tescil davası açtıklarını ve bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini savunmuş, bu hususu temyiz dilekçesinde de dile getirmiştir.
Mahkemece, yanlar arasında İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/504 Esas sayılı dosyası ile görülen tapu iptali ve tescil davasında verilecek kararın temyize konu davanın dayanağı olan mülkiyet hususunu etkileyeceğinden, söz konusu dosyanın akıbeti sorularak sonucuna göre değerlendirme yapılması ve oluşacak neticeye göre bir karar verilmesi gerekirken, mülkiyete yönelik ihtilafa ilişkin dava sonucu beklenmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.