YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1550
KARAR NO : 2013/2727
KARAR TARİHİ : 14.03.2013
Fuhuş, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak suçlarından sanık …’ın fuhuş, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kasten basit yaralama ve tehdit suçlarından sanık …’ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan beraatlerine dair … 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 29.04.2011 gün ve 2010/176 Esas, 2011/463 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, mağdurenin zorunlu vekilinin sanığın cezalandırılmasını ve davaya katılmak istediği, mahkemece verilen hükmü de temyiz etmekle açıkça mağdure adına katılma iradesini ortaya koyduğu, mağdurenin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak suçlarından doğrudan doğruya zarar görmediği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere mağdurenin fuhuş, kasten basit yaralama ve tehdit suçları yönünden katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, bu suçlar yönünden CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure …’nin davaya katılmasına ve zorunlu vekilinin katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilmekle katılan vekilinin her iki sanığa atılı fuhuş, sanık …’e atılı basit yaralama ve tehdit suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiziyle sınırlı olarak yapılan incelemede;
Mağdure ile olaylar hakkında bilgi ve görgüsü olduğu anlaşılan ve soruşturma evresinde beyanı alınmış olup, Cumhuriyet Savcılığınca haklarında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen … ve …’ın duruşmada dinlenilmelerinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucunu göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmaya dayanılarak hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.