Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/2064 E. 2021/8118 K. 22.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2064
KARAR NO : 2021/8118
KARAR TARİHİ : 22.11.2021

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 6.860,63 TL maddi, 6.330,00 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacılara verilmesine

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağı olan Van (kapatılan) 4. Ağır Mahkemesinin 2008/259 esas 2013/123 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11.04.2008-26.12.2008 tarihleri arasında 259 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 27.03.2013 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu,
Davacının 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece davanın süresinde açılmadığından reddine hükmedilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede, 5271 sayılı CMK’nın 142/1. maddesine göre koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde kararın kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilmesinin mümkün olması ve temyiz edilmeksizin 27/03/2013 tarihinde kesinleşen beraat hükmünün CMK’nın 142/1. maddesinde öngörüldüğü şekilde ilgilisi durumunda bulunan davacıya tebliğ edildiğine ilişkin dosya içerisinde bir belgeye rastlanılmaması, ayrıca beraat kararında davacının tazminat hakkına sahip olduğunun usulüne uygun olarak açıklanmaması, davanın ise kararın kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık süre içinde 03/02/2014 tarihinde açıldığının anlaşılması karşısında, süresinde açılan davada yargılamaya devamla esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği, gerekçesi ile hükmün bozulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılıp, 6.860,63 TL maddi, 6.330,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesinde;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-29.05.1957 tarih ve 4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında beraat eden davacı lehine hükmolunması gereken maktu vekalet ücretinin yargılama giderleri kapsamında olduğu ve bu hakkın asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağı, beraat eden davacı lehine hükmolunması gereken 2.640.00 TL maktu vekalet ücretinin maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği,
2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22.11.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.