YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5383
KARAR NO : 2013/9952
KARAR TARİHİ : 01.10.2013
Cinsel taciz suçundan sanık …’ün yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair …Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 07.10.2010 gün ve 2010/646 Esas, 2010/1135 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının 11.12.2009 tarihli cevabi yazısı ekinde gönderilen ve dosya içerisinde bulunan CD’de sanığa ait telefon kayıtlarının mevcut olması ve bu kayıtlara göre sanığın farklı günlerde mağdureyi 6 kez aradığının anlaşılması karşısında tebliğnamedeki mağdurenin duruşmada dinlenilmemesi ve sanığın telefon hattının görüşme dökümlerinin alınmaması nedenleriyle bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiş, eylemini zincirleme şekilde işleyen sanık hakkında TCK.nın 43. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve karar başlığında yanlış yazıldığı anlaşılan suç tarihinin ise “21.11.2009 ve 2 ay öncesi” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
CMK.nın 231/5. maddesinde “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, geçmişte kasıtlı suçtan mahkûmiyet kararı niteliğinde olmadığı gözetilerek CMK.nın 231. maddesinde öngörülen diğer koşullar tartışılıp bir sonuca varılması gerekirken sanığın kasıtlı suçtan mahkûmiyeti bulunduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.