Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/7836 E. 2013/18014 K. 11.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7836
KARAR NO : 2013/18014
KARAR TARİHİ : 11.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal etme, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
27.10.2005 tarihli hüküm celsesine sanık tarafından tayin edilen Av. …’nin müvekkili ile birlikte katıldığı ve hükmü temyiz ettiği, hükmün Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 10.11.2008 tarih, 2006/10541 esas ve 2008/20345 karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine, 03.02.2009 tarihinde mahkemeye sunduğu vekillikten istifa dilekçesinin 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 41. maddesi gereğince tebliğ edilmediğinden müdafilik ilişkisinin devam ettiğinin ve yokluğunda verilen 29.06.2009 tarihli hükmün tebliği üzerine yasal süresinde yapmış olduğu temyiz isteminin geçerli olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan yasanın belirlenmesi amacıyla, önceki ve sonraki kanunların hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya ç ıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılmasının ve her iki Yasaya göre uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezaların tespit edilip, sonuç cezaların karşılaştırılarak lehe olan yasa denetime olanak verecek şekilde gösterilmesinin, kararın gerekçe kısmında ya da hüküm bölümünde olabileceği, somut olayda 5237 sayılı TCK’nın sanık lehine olan kanun olup infaz aşamasında 765 sayılı TCK’nın hükümleri ile yapılan uygulamanın dikkate alınmaması hüküm fıkrasında açıkça belirtildiğinden tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulanmamış ise de, mahkumiyetin kanuni sonucu olarak infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 
Ancak; 
5377 sayılı Yasanın 2. maddesiyle 29.06.2005 tarihinde 5237 sayılı TCK’nın 7/3. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, 5237 sayılı Yasanın lehe olduğu kabul edilerek yapılan uygulamalarda, aynı Yasanın 58. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında “5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.