YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/714
KARAR NO : 2021/2731
KARAR TARİHİ : 04.11.2021
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar … aleyhine 05.11.2015 tarihinde verilen dilekçe ile önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 09/03/2018 günlü hükmün istinaf yoluyla incelenmesi taraf vekillerince talep edilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; müvekkilinin Sivas ili, Kızılırmak Mahallesi, 4224 ada, 16 parselde kayıtlı arsanın 144/246 payının maliki iken, davalılardan … ile … tarafından davadışı …’ın 17/41 payının eşit hisselerle (17/82′ şer hisse ile) toplam 8.200,00 TL bedelle 14/10/2014 tarihinde devralındığını, bu satışın müvekkiline bildirilmediğini, sonrasında yeni malikler … ve …’un aynı hisseleri 28/10/2014 tarihinde 100.000,00 TL bedelle davalılardan … Petrol Ürünleri Gıda Maddeleri Inşaat Sanayi Ltd. Şti.’ne sattıklarını, ilk satış müvekkiline bildirilmediği halde 28/10/2014 tarihli ikinci satışın son malik tarafından noter ihtarnamesiyle müvekkiline 07/08/2015 tarihinde tebliğ edildiğini, yapılan ikinci satışın muvazalı olduğunu, 8.200,00 TL’ye satın alınan payların bu satıştan on dört gün sonra müvekkilinin önalım hakkını kullanmasını engellemek için 100.000,00 TL ye satıldığını, davalılar … ve …’un kendi paylarını, kendi şirketlerine yüksek bedelle satmaları nedeniyle gerçek bir satıştan söz edilemeyeceğini, ticari sicil kayıtları incelendiğinde ortaklık ilişkilerinin görülebileceğini beyan ederek; 14/10/2014 tarihli satış bedeli üzerinden müvekkiline önalım hakkı tanınmasını, dava konusu hisseler oranında tapunun iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı şirket ile …’un herhangi bir ortaklığının olmadığının sicil kayıtları incelendiğinde ortaya çıkacağını, davalı şirkete yapılan satışın taşınmazdaki diğer hissedarlarla anlaşma yoluna gidilmesi amacıyla inşaat yapma izni bulunan şirket adına yapıldığını, şirket sicili incelendiğinde başkaca inşaatlar yaptığının da görülebileceğini, bedelde muvazaa iddiasının asılsız olduğunu, ikinci satışı gerçekleştirenlerin bu sebeplerle şirkete satış yaptıklarını, kanuna karşı hile yoluna başvurmanın söz konusu olmadığını beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonrasında; “davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalılardan … ve … adına açılan davanın husumet yokluğundan reddine, Sivas ili, Merkez ilçesi, Kızılırmak Mahallesi, 4224 ada, 16 parselin davalı … Petrol Ürünleri, Gıda Maddeleri Inşaat Sanayi Ltd. Şti. adına kayıtlı 17/41 hissenin iptali ile; davacı Alaaddin Camcı adına tapuya kayıt ve tesciline, önalım bedeli olarak depo edilen 79.851,11-TL’nin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine” karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 02/10/2019 tarih, 2018/2954 Esas ve 2019/1830 Karar sayılı ilamı ile; “Taraf vekillerinin istinaf başvuru isteminin 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine” karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
İncelenen dosya kapsamına göre; davalılardan … ile …’un eski malik …’ın hissesini 14/10/2014 tarihinde 4.100,00 TL den toplam 8.200,00 TL bedelle ve 1/2 pay oranlarıyla satın aldıkları, bu satışın davacıya bildirilmediği, satın alınan hisselerin on dört gün sonra 28/10/2014 tarihinde tapuda 100.000,00 TL satış bedeli gösterilerek diğer davalı şirkete satıldığı, son malik (davalı şirket) tarafından dava konusu hisselerin 28/10/2014 tarihli satışlarının noter ihtarnamesiyle davacıya bildirildiği, ilk satış ile ikinci satış arasında çok kısa bir zaman geçtiği anlaşılmıştır. Davalılar … ve …’un 14.10.2014 tarihinde satın aldıkları hisseleri, ilk satış bedelinden daha yüksek bir bedelle davalı şirkete satmaları sonrasında, dava açma tarihinden önce tapuda yapılan ikinci satış sırasında gösterilen satış bedelinin önalım bedeli olarak kabul edilmesi gerekmekte ise de davalı şirket, Nail ve Yakup arasında bağlantı olduğu, önalım hakkını bertaraf etmek amacıyla satış bedelinin daha yüksek gösterildiği savunulmaktadır.
O halde; ilk satıştaki alıcı Yakup’un, davalı … Petrol Ürünleri, Gıda Maddeleri Inşaat Sanayi Ltd. Şti.’nin yetkili temsilcisi ve yönetim kurulu başkanı olduğu dosya kapsamındaki ticaret sicili kayıtlarından anlaşılmakla aralarında el ve işbirliği olduğu tartışmasızdır. Yine ilk satıştaki alıcı … ise, dosyaya delil olarak sunulan “tabela” fotoğraflarından anlaşıldığı üzere diğer davalılarla birlikte iş yapan (yüklenici) kişidir. Bu ilişki ve dava konusu olayın gerçekleşme şekli; hem Yakup ve Nail ile hem de bu kişiler ve davalı şirket arasında organik bağ bulunduğunu, ikinci satışın kötüniyetli yapıldığını, satış bedelinin de yüksek gösterildiğini ortaya koymaktadır.
İlk derece mahkemesince bu hususlar gözetilmeksizin, keşifte belirlenen miktar üzerinden satış bedelinin depo ettirilmesine karar verilmesi, Bölge Adliye Mahkemesince de yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmaksızın yazılı gerekçe ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 02/10/2019 tarihli, 2018/2954 Esas ve 2019/1830 sayılı Kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, kararın bir örneğinin BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE, dosyanın kararı veren İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 04.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.